684567514Askeri mahkemelerin yapısı itibariyle bağımsız olmadıkları ve tarafsız karar veremeyecekleri bir gerçek.

Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan “Yargı Reformu Stratejisi Taslağı”nın Bakanlar Kurulunda görüşülerek benimsendiği ve eylem planına uygun olarak çalışmaların yürütülmesine karar verildiği açıklandı.
Taslak HSYK’nın yapısının değiştirilmesinden Anayasa Mahkemesinin görev tanımının yeniden yapılmasına, istinaf mahkemelerinin faaliyete geçirilmesinden askeri mahkemelerin oluşturulmasına, adli tıptan hâkim ve savcılar birliği kurulmasına kadar daha pek çok konuyu kapsıyor. Taslağın gündeme alınması demokratikleşme sürecine önemli katkı sağlayacaktır.
Yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve etkinliğini sağlamayı amaçlayan taslak üzerinde tartışmalar yeni adli yılın başlangıcı arifesinde artacağa benziyor. Önyargılardan uzak bir şekilde görüşlerin açıklanması, tekliflerin sunulması elbette sürece olumlu destek verir. Taslakta yer alan konulardan askeri yargı konusuna bu yazımızda kısaca değinmek istiyorum.
Bilindiği gibi ülkemizde yargının önemli sorunlarından biri yargı birliğinin olmaması. Sivil ve askeri yargı ayrımı. Sivil yargı ilk derece mahkemeleri olarak adli ve idari yargıdan oluşuyor. Adli yargıda genel olarak hukuk ve ceza mahkemeleri yer alıyor. Bu mahkemelerden verilen kararlar Yargıtay’da temyiz yolu ile inceleniyor.
İdare mahkemelerinden verilen kararlar da Danıştay’da temyiz incelemesine tabi. İdari yargı, idare mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay olarak yapılanmasını tamamlamış iken, adli yargıda ilk derece mahkemeleri ile Yargıtay arasında görev yapacak bölge adliye mahkemeleri (istinaf mahkemeleri) yasası çıkmasına rağmen faaliyete geçebilmiş değil. Mahkemeler yoğun iş yükü altında. Yargılama “makul sürede” sonuçlanmıyor. Adaletin sağlanması gecikiyor. Yargının problemleri çok.
Askeri Yargı, disiplin mahkemeleri, askeri mahkemeler, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nden oluşmakta. Askeri mahkemeler askeri ceza kanununa göre ceza yargılaması yapıyor. Askeri Yargıtay yüksek mahkeme olarak temyiz mercii görevi yapıyor. Danıştay’ın yerini askeri yargıda Askeri Yüksek İdare Mahkemesi almış durumda.
Görüldüğü üzere yargıda tam bir asker-sivil ayrımı söz konusu. Demokratik hukuk devletlerinde benzerine rastlanmayan bir yapı var ülkemizde. Halen Anayasa Mahkemesinde olan yasa değişikliğine kadar askeri mahkemeler sivilleri de bazı konularda yargılamaktaydı. Kanuna rağmen görevsizlik kararı vermeden sivilleri yargılamaya devam eden askeri mahkemeler de var.
Askeri Yargıtay’ın varlığı ise iki başlı yargı fotoğrafını netleştiriyor. Sivil ve askeri mahkemeler arasında görev uyuşmazlıklarını Uyuşmazlık Mahkemesi çözümlüyor. Hatırlanacağı gibi, Şemdinli davasında Van Ağır Ceza Mahkemesinin 39’ar yıl hapis cezası verdiği asker şahıslarla ilgili dava görev uyuşmazlığı sonunda askeri mahkemeye gönderilmiş ve sanıklar ilk duruşmada tahliye edilmişlerdi.
Askeri mahkemelerin yapısı itibariyle bağımsız olmadıkları ve tarafsız karar veremeyecekleri bir gerçek. Demokratik hukuk devletleri ve AİHM, asker kişilerin görevlerinden kaynaklanan ve görevleri sırasında işledikleri suçlarına bakan disiplin mahkemeleri dışında yargı ayrımını kabul etmiyor. Hele bizdeki gibi hukukçu olmayan, hâkim sınıfından olmayan subayların yer aldığı heyetlere mahkeme gözüyle bakılmıyor.
Hâkim sınıfından olsa bile rütbesi ile askeri hiyerarşi içinde görev yapan askeri hâkim subayların tarafsız olamayacakları, dolayısıyla “adil yargılama” ilkesinin ihlal edildiği kabul ediliyor. Hatırlanacağı üzere bu nedenle Abdullah Öcalan’ın yargılanma döneminde DGM’lerden askeri hâkimin çıkarılmasına dair yasa değişikliği yapıldı. Anayasa Mahkemesi de mayıs ayında askeri mahkemelerde hâkim sınıfından olmayan subay üye yer almasına dair yasayı iptal etti ve bir yıl içinde yeni düzenleme yapılması gerekiyor.
AYM kararından sonra askeri mahkemelerde topçu albay, piyade yarbay, deniz binbaşı, personel yüzbaşının mahkeme üyeliğini tartışma dönemi artık son buldu diyebiliriz. Şimdi barış zamanında askeri mahkemelerin gerekli olup olmadığı tartışılma dönemi. Niçin askeri mahkeme ayrı bir mahkeme olsun? Askerleri adli mahkemelerin yargılamasında ne gibi sakıncalar var veya olabilir? Özel hukuktan kaynaklanan konularında hukuk mahkemelerinde davaları görülen asker kişilerin, bir suç işledikleri takdirde ceza davası adli yargıda niçin görülmesin?
Suç ve cezalar şahsi olduğuna göre yargılanan askerin rütbesi değil kendisidir. Komutanlık makamı, generallik, subaylık rütbesi yargılanmamaktadır. O makam ve rütbe altında suç işlediği iddia olunan personel yargılanmaktadır. Gerektiğinde başbakanı, bakanları, hâkim ve savcıları, validen müsteşara üst bürokratları yargılayan adli mahkemeler subayları neden yargılayamasın? Uzmanlık isteyen teknik bir konu varsa, bilirkişilik kurumu var.
Hâkim kendi hukuk bilgisiyle çözemediği konularda her zaman uzmanından görüş alabilmektedir. Yüksek yargı olarak var olan Askeri Yargıtay ise dünyada emsali görülmeyen bir yargı merciidir. Yargıtay’a ilave edilecek bir daire Askeri Yargıtay’ın görevini yapmakta neden yeterli olmasın? Aynı şekilde Danıştay içinde gerektiği kadar ilave daire Askeri Yüksek İdare Mahkemesi yerine ikame olunamaz mı?
Demokratik hukuk devletlerinde görülmeyen bu yapılanmaya karşın “Yargı Reformu Strateji Taslağı”nda yargı birliği sağlanması yolunda bir başlık yer almaması ciddi bir eksiklik. Askeri Yargıtay sorgulanmalı. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi sorgulanmalı. Askeri vesayetten kurtulma, sivilleşme, demokratik standartların yükselmesi, hukuk önünde eşitliğin sağlanmasında yargı reformu sürecini çok önemli olduğu göz ardı edilmemelidir.

Analitik Bakış

Cevap Yazın

Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>