Cumhuriyet Eski Başsavcılarından, Avukat Reşat Petek’le HSYK’nın atama kararnamesi krizini ve Yargının bağımsızlığını konuştuk.
Analitik Bakış: HSYK’ da kararnameler açıklandı; fakat Ergenekon Savcı ve Hâkimlerinin atanma kararnamesi henüz açıklanmadı. HSYK’ nın özellikle Ergenekon Savcıları ve Hâkimlerini değiştirmek istemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
HSYK’NIN İŞLEMLERİ YARGISAL BİR FAALİYET DEĞİL
Reşat Petek: Şimdi HSYK’ daki kriz ya da tıkanmanın hangi noktada olduğu son iki gündür netleşmiş durumda. Sebebi de şu; daha önce değişik, alternatif sebepler ileri sürülmüş olsa da kendi istekleriyle tayin edilen ya da görev süresi dolduğu için tayin bekleyen hâkim ve savcıların; 1332 hâkim ve savcının tayininin çıkmış olması; idari yargıdaki hâkim ve savcıların tayinlerinin çıkmış olması ve buna rağmen ortada çözülemeyen tek konunun, asrın davası olarak nitelendirilen “Ergenekon Davası” ve PKK’nın şehirleşme yapısı ile ilgili soruşturmayı yürüten hâkim ve savcılar diğer taraftan özellikle Güney Doğu’da olmak üzere faili meçhul cinayetler JİTEM bağlantılı soruşturmaları ve Kayseri Alay Komutanı Temizöz’le ilgili soruşturmaları tutuklu olarak sürdüren Cumhuriyet savcıları ve hâkimlerine yönelik kurul üyelerinin ısrarlı talepleri olduğu konusu ortada.
Özellikle Ali Suat Ertosun isimli, Yargıtay’dan seçilen kurul üyesinin alternatif bir taslak hazırlayarak bu Cumhuriyet savcısı ve Hâkimlerinin görev yerlerinin değiştirilmesi teklifinde bulunduğu gündemde.
Tıkanıklığın bundan kaynaklandığı artık netleşmiş durumda; çünkü diğer konularda kararname çıktığına göre ortada anlaşılamayan tek konu bu kalmış oluyor.
TÜRKİYE’DE YARGI BAĞIMSIZLIĞI ÇOK ZOR ŞARTLARDA YÜRÜTÜLMEYE ÇALIŞILIYOR
Şimdi Hâkim ve Savcılar Kurulunun bu işlemleri yargısal bir faaliyet değildir. Bunun altını çizmek lazım. Bu tamamen idari işlemdir. Bu nedenle Hâkimler, Savcılar Yüksek Kurulu’nun vereceği kararlar aleyhine yargı yoluna gidilmediği için bu kararlardan mağdur olacak olanlar kendi dertleriyle, mağduriyetleriyle baş başa kalacaklardır. Başvurabilecekleri bir yer de yoktur.
Diğer taraftan Türkiye’nin en önemli davası Ergenekon soruşturmalarındaki hâkim ve savcıların yönetmelikte belirlenen 7 yıllık görev süreleri dolmadan, haklarında herhangi bir soruşturma suç işleme durumları söz konusu olmadan görevden alınmalarına ısrar edilmesi de hakikaten Türkiye’ de yargı bağımsızlığı ve taraflığının ne kadar zor şartlarda yürütülmeye çalışıldığı bu Hâkim ve Savcılarımızın ne kadar zor şartlarda görev yaptığını da ortaya koyuyor.
Analitik Bakış: Albay Dursun Çiçek’ in Ergenekon Hâkim ve Savcıları hakkında dava açtığı basına yansıdı. Bu olayın atama kararnamesi öncesine denk gelmesi manidar bulundu. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
YARSAV, ŞİKÂYET TEZGÂHININ ARACISI VE MÜDAFİLİĞİNİ YAPIYOR
Reşat Petek: Özellikle Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet savcıları ve Hâkimlerinin görevden alınmaları talebi temelde Ergenekon sanıklarının en ağır suçla itham edilen, İşçi Partisi yöneticileri, Doğu Perinçek ve ekibinden geliyor.
Bunu hatta duruşmalarda açıkça ifade ettiler. Hatta hatırlarsanız Kemal Alemdaroğlu müdafi “Siz tutuklanacaksınız. Siz burada hesap vereceksiniz.” şeklinde hâkim ve savcılara yönelik haddini aşan sözler söyledi. Şimdi bir bakıyoruz resmen şikâyet eden ve görevden alınmasını isteyen YARSAV var.
YARSAV, KANUNİ DAYANAKTAN YOKSUN BİR KURULUŞ
Diğer taraftan tutuklanıp tahliye edilen Albay Dursun Çiçek’ de haklarında şikâyette bulunmuş. Ve bunların avukatlığına soyunan ve maalesef hala görevde olmasına rağmen, savcılık yapmasına rağmen YARSAV isimli kanuni dayanaklardan yoksun bir kuruluşun mensubu Hâkim ve savcılar da bu şikâyet tezgâhının aracısı ve müdafiliğini yapmaktadırlar.
En baştan itibaren YARSAV’ın hukuk dışı bir kuruluş olduğunu, yargının içine çivi sokan bir kuruluş olduğunu ifade ettim. Yine ifade ediyorum. Ve bu gün Hâkimler, Savcılar Yüksek Kurulu’ndaki kararların çalışmalarını tıkayan en önemli davaların, Hâkim ve Savcıların usulsüz olarak alınmasını teklif eden ve bu konuda ısrar edenler YARSAV üyeleri olduğu anlaşılıyor.
Bu bir tesadüf değildir. Bunun üzerinde de durulmalıdır. Ve HSYK’ nın hakikaten siyasi ve ideolojik baskılardan kurtulmuş yeni bir yasal yapıya dönmesi gerektiği bir daha ortaya çıkıyor.
Analitik Bakış: Teşekkür ederiz
Reşat Petek: Rica ederim
Av. Reşat PETEK Kimdir?
1955 Burdur doğumlu. İlkokulu köyünde okudu. Burdur İmam-Hatip Okulunda yedi yıl lise tahsili yaptıktan sonra, ( bugün olduğu gibi o zaman da üniversiteye girişte fırsat eşitliği bulunmadığı için ) Burdur Lisesi son sınıfında bir yıl okuyarak liseyi ikincilikle bitirip Ankara Hukuk Fakültesine girmeye hak kazandı.
Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra girdiği sınavlarda başarılı olarak, Hâkim adaylığı, cumhuriyet savcı yardımcılığı, cumhuriyet savcılığı ve cumhuriyet başsavcılığı görevlerinde bulundu. Dokuz ayrı il ve ilçede görev yaptı.
Yozgat Cumhuriyet Başsavcısı iken, başörtülü öğrencileri üniversiteye almayan Erciyes Üniversitesi Rektörü ve Yozgat Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı haklarında “kanunsuz emir vererek eğitim özgürlüğünü engellemek” suçundan soruşturma yaparak ilk defa kamu davası açmasıyla kamuoyunda tanındı.
Açtığı bu dava sebebiyle, hak ve hukuk tanımayanların tepkilerine hedef olurken, insan hak ve hürriyetlerine saygılı her kesimden destek gördü. Düzenlediği iddianame evrensel hukuk ilkelerine, Anayasa ve kanunlara uygun olduğu için, 28 Şubat sürecinde hakkında açılan tüm soruşturmalar sonuçsuz kaldı. Mesleki tanımlama yönünden “Birinci Sınıf Cumhuriyet Savcısı” iken 1999 yılında kendi isteği ile emekliye ayrıldı.
Anayasa hukuku, insan hakları, temel hak ve hürriyetler konularında çalışmaları bulunan Reşat PETEK, Yarınlar İçin DÜŞÜNCE, GERÇEK HAYAT, Tarih Bilinci, Umran, Hukuk Dünyası dergileri ile Yeni Şafak Gazetesi ve Analitik Bakış internet sitesinde makaleler yazmaktadır.
Halen İstanbul’da avukatlık yapmakta olup, evli ve iki çocuk babasıdır.