[ZAMAN]

Balyoz kod adlı darbe planı davasıyla ilgili olarak 102 muvazzaf ve emekli subay için tutuklama amacıyla yakalama emri çıkarılması konusunda yeni tartışmalar açılmaya çalışılıyor.

Komutanlara ‘firari muamelesi’ yapıldığı yorumlarıyla başlatılan tartışmalar, gerçekleri yansıtmıyor.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin geçtiğimiz cuma günü 102 Balyoz sanığı hakkında verdiği ‘yakalama emri’ kararı ceza yargılamalarındaki rutin hukukî bir uygulama. Mahkemenin hukuka uygun olarak verdiği yakalama emri kararı daha önce ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’ olarak bilinen kirli tezgâh planının altında imzası bulunan Albay Dursun Çiçek hakkında da uygulanmıştı.

Fatih Camii’nin bombalanması, Ege’de jetimizin düşürülmesi gibi korkunç planları öngören Balyoz darbe planı davasına ilişkin 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tensip tutanağı geçtiğimiz cuma günü sanık avukatlarına tebliğ edildi. Mahkeme heyeti tensip tutanağında 102 sanık hakkında yakalama emri çıkardı. Yakalama emri, mahkemece re’sen veya cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkemece verilebiliyor. 10. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianamede sanıklara isnat edilen suçun vasıf ve mahiyetini göz önünde bulundurarak yakalama emri çıkardı. Bu, eski Ceza Muhakemesi Usul Kanunu’nda (CMUK) yer alan “gıyabî tutuklama” anlamına geliyor.

Mahkeme üyelerinin ve kâtibin kararı imzalamasının ardından kararın infazı için cumhuriyet başsavcılığına gönderiliyor. Mahkeme kararı kendisine ulaşan savcılık makamı, emrinde görev yapan kolluk kuvvetlerine mahkemenin ilgili kararını gönderiyor. Kolluk ilgili karar gereği derhal sanıkları yakalayıp mahkemeye çıkarıyor. Bu şekilde prosedür sürüyor.

Yakalanan sanıklar mahkemeye çıkarılınca, gıyaplarında verilmiş olan tutuklama kararı yüzlerine okunarak vicahiye çevriliyor ve süreç tamamlanmış oluyor. İrtica ile Mücadele Eylem Planı belgesine ilişkin yürütülen davanın sanığı Dursun Çiçek’in tutuklanmasında da aynı süreç işlemişti. Aynı şekilde Ergenekon firarileri Turhan Çömez ve Bedrettin Dalan hakkında da ‘yakalama emri’ bulunuyor.

karar hukukî, uygulama rutin

Reşat Petek (emekli başsavcı): Kanunumuza göre iki durumda ‘yakalama emri’ verilebiliyor. Örneğin duruşmaya davetiye ile çağırılmış kişi gelmezse yakalama emri çıkarılır. İfadesi alınıp serbest bırakılır. Bir de Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 100. maddede belirtilen tutuklama nedenlerinin varlığı halinde “yakalama emri” çıkarılır. Balyoz’da da mahkeme, bu rutin uygulamayı yapmıştır. Tamamen normal bir karardır. İsnat edilen suçun vasıf ve mahiyetini göz önüne alan mahkeme eski kanunda gıyabi tutuklama kararı anlamına gelen “yakalama emri” çıkarmıştır. Yeni kanunumuzda gıyabi tutuklama kavramı kullanılmamış, onun yerine “yakalama emri” uygulaması getirilmiştir.

ZAMAN


Cevap Yazın

Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>