Van Cumhuriyet Savcısının meslekten ihraç kararı; Vicdanları rahatsız eden, ölçüsüz, orantısız, yargı mensuplarının onurlarını inciten ve yargı bağımsızlığını rafa kaldıran bir karar olmuştur.

Bir insan olarak onurumuz incinmiştir.

Bir hukukçu olarak hukukun üstünlüğünü en üst kademede uygulamasını umduğumuz HSYK’na güvenimiz kalmamıştır.

Yargının siyasallaştığını söyleyenlerin ne demek istediklerini yeniden sorgulamak gerekmektedir.

Bağımsız yargı yerine emir ve talimatlara göre karar verecek hakim ve savcılar mı aranmaktadır ?

İddianamesi, Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilip,  sanıkları tutuklu olarak yargılaması devam eden bir davada, iddianameyi hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısını meslekten ihraç etmek,  bağımsız yargıya yapılan en büyük müdahaledir.

Anayasa’nın 139.maddesinde yazılı “hakimlik ve savcılık teminatı” sanki askıya alınmış, ya da yürürlükten kaldırılmış gibi hareket edilmiştir.

HSYK kararlarına karşı yargı yolu kapalı olduğu için Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın kendini yargı önünde savunma hakkı da bulunmamaktadır.

Van Savcısının meslekten çıkarılmasına sebep hazırladığı iddianamedir.  Mahkeme kararı değildir. Adı üstünde yasal çerçevede hazırladığı iddialardır. Nihai kararlar değildir. İddianamenin reddi ya da iadesini gerektirecek bir husus olsaydı, ilgili mahkemeden geri dönmesi gerekirdi.

Buna rağmen iddianamede yer almaması gereken bazı cümleler yer almışsa bunun müeyyidesi meslekten çıkarma olamaz. Mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak bir eylem söz konusu değildir. Tam aksine, halkın büyük ekseriyetinin kabullendiği, yazı ve yorumlarıyla destek verdiği gibi, meslek onuruna yakışan bir tavır sergilemiştir.

TBMM  Başkanı’nın  da vicdanları rahatsız eden bir karar olarak yorumladığı, meslekten ihraç kararına karşı, öncelikle vicdanları rahatsız olan tüm TBMM üyeleri çareler aramalıdır. HSYK’nun yapısı yeniden düzenlenmeli, kararlarına karşı yargı yolu açılmalıdır.

Savcı Ferhat Sarıkaya’nın meslekten ihraç olayı, “vah, tüh savcı kendine yazık etti” diyerek geçiştirilecek bir olay değildir.  Bu ateş sadece düştüğü yeri yakmakla kalmaz. Bütün yargı mensuplarını  etkileyecektir.

23 Nisan Milli Egemenlik Bayramını kutladığımız anda, “egemenlik kimde” sorularının gazetelere manşet olduğu bir günde; Emekli bir İl Cumhuriyet Başsavcısı olarak, bir hukukçu olarak, bir insan olarak haksızlık karşısında susmamak adına, bu uygulamadan vicdanları rahatsız olan, hakkın ve hukukun üstünlüğünü benimseyen herkesi göreve davet ediyorum. 23 Nisan 2006

Reşat PETEK

E.İl Cumhuriyet Başsavcısı

Cevap Yazın

Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>