<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Reşat Petek &#187; Osman Kaçmaz</title>
	<atom:link href="http://www.resatpetek.net/tag/osman-kacmaz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.resatpetek.net</link>
	<description>Av. Reşat Petek Kişisel Web Sayfası</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Jan 2012 23:21:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Sincan Hakiminin &#8220;Usulsüz&#8221; Kararı</title>
		<link>http://www.resatpetek.net/sincan-hakiminin-usulsuz-karari</link>
		<comments>http://www.resatpetek.net/sincan-hakiminin-usulsuz-karari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 May 2009 18:19:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Gül]]></category>
		<category><![CDATA[Ak Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Kaçmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Refah Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sincan]]></category>
		<category><![CDATA[usulsüzlük]]></category>
		<category><![CDATA[yargıtay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resatpetek.net/?p=102</guid>
		<description><![CDATA[Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz’ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yargılanabileceğine dair verdiği karar tartışılmaya devam ediyor. Hukukçuların ekseriyeti kararı eleştiriyor. Düşünce olarak Ak Partiye karşı olan ve şimdiye kadar pek çok konuda farklı görüşleri savunan hukukçular bile Cumhurbaşkanının yargılanması konusunda hâkimin verdiği kararı sert bir üslupla eleştirdiler. Önce soruşturma konusunun ne olduğunu hatırlayalım. Sayın Abdullah Gül, kapatılan Refah Partisi’nin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz’ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yargılanabileceğine dair verdiği karar tartışılmaya devam ediyor. Hukukçuların ekseriyeti kararı eleştiriyor. Düşünce olarak Ak Partiye karşı olan ve şimdiye kadar pek çok konuda farklı görüşleri savunan hukukçular bile Cumhurbaşkanının yargılanması konusunda hâkimin verdiği kararı sert bir üslupla eleştirdiler.</p>
<p>Önce soruşturma konusunun ne olduğunu hatırlayalım. Sayın Abdullah Gül, kapatılan Refah Partisi’nin dış ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcısı olduğu dönemde, Refah Partisine yapılan hazine yardımlarının usulünce harcanmadığı, kayıplar olduğu iddiasıyla kapatma kararından sonra soruşturma başlatılmıştı. Kayıp trilyon davası olarak anılan, Genel Başkan Necmettin Erbakan ve bazı il başkanlarının ceza aldığı, partideki görev dağılımı gereği doğrudan sorumluluğu olmayan genel başkan yardımcılarının suçsuz olduklarının beraat kararlarıyla kesinleştiği davada, Sayın Abdullah Gül milletvekili dokunulmazlığı sebebiyle bugüne kadar yargılanmadı. Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından TBMM’de bekletilmekte olan dosya Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş, Başsavcılık yaptığı inceleme sonucunda, Abdullah Gül’ün 28.08.2007 tarihinde Cumhurbaşkanı seçildiğini ve halen görevini sürdürdüğünü, Anayasa ve yasalara göre yargılanmasının mümkün olmadığını gerekçe göstererek ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar vermişti.</p>
<p><span id="more-102"></span></p>
<p>Bu karara Yargıtay’dan emekli hâkim bir vatandaş, maaşından kesilen vergilerin nerelere harcandığını çok iyi takipte gösterdiği hassasiyetle ( bu vatandaşın bütün yolsuzluk davalarını aynı hassasiyetle takip edip, başkaca hangi davalarda şikayetçi veya itirazcı olduğunu doğrusu çok merak ediyorum) her nasılsa itiraz ederek kararın kaldırılmasını, yani Cumhurbaşkanının yargılanmasını talep ediyor. Mahkeme Başkanı yapılan itirazı kabul ederek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yargılanabileceğine karar veriyor. </p>
<p>Geçen hafta siyasetin bir numaralı gündemi olarak tartışılan kararın hukuki dayanaklardan yoksun olduğu, siyasi bir karar olduğu, bir hukuk skandalı olan 367 kararıyla Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesini engellemek isteyen ancak başarılı olamayan güçlerin ikinci atakları olduğu ifade edildi. Ergenekon soruşturmasında yargıyı siyasallaşmakla suçlayanlar, “devlete üst düzeyde önemli hizmetler vermiş saygın kişilerin” yargılanmasından duydukları rahatsızlığı her ortamda dillendirenler, milletin birliğini temsil eden ve devletin başı ve en yüksek makama, engelleri aşıp seçim yoluyla gelen Sayın Abdullah Gül olunca ağız değiştirmeye başladılar.</p>
<p> Öncelikle her zaman ifade etmeye çalıştığımız gibi, suç işleyen kim olursa olsun, hukuk önünde eşitlik ilkesi gereği, hesabını verebilmelidir. Ama yasal sınırlar içinde. Sayın Abdullah Gül yaptığı açıklamalarda, kendisinin de bizzat istemesine rağmen yasal dokunulmazlık sebebiyle bugüne kadar yargılanamadığını, şahsen bir endişesinin olmadığını ancak Cumhurbaşkanlığı makamının yıpratılmasından kaygılandığını ifade etmiştir. Haklı olarak da, Anayasa’nın 105.maddesi gereğince Cumhurbaşkanının görevi süresince yargılanamayacağını kamuoyuna açıklamıştır.</p>
<p>Bu noktada <strong>Sincan Hakimi’nin yasal sınırlara ve usule riayet  etmediğini</strong>, Anayasa ve  Ceza Muhakemesi Kanunu ( CMK ) yönünden ortaya koymak istiyorum. Yargılamada usul esastan önce gelir. Usul kanunlarınca yetkili ve görevli mahkemeler belirlenmiştir. Cumhurbaşkanının yargılanmasıyla ilgili dosya Sincan Hakiminin önüne tesadüfen gitmiş değildir. CMK. 173.maddesi gereği, takipsizlik kararını veren savcılığın bağlı olduğu yere en yakın ağır ceza mahkemesi olduğu için Sincan’a gitmektedir. Yani kanun gereğidir. Aynı kanunun aynı maddesi, takipsizlik kararına itiraz süresini 15 gün olarak belirlemiştir. Savcılığın karar tarihi 2 Haziran 2008. Karara itiraz eden vatandaşın itiraz tarihi 15 Temmuz 2008. Yani karardan 44 gün sonra.  Kanunen tayin edilen itiraz süresi geçmiş mi geçmemiş mi? 44 gün 15 günden daha azdır diyen  var ise Sincan Hakiminin kararını usule uygun görebilir.</p>
<p>İkinci olarak itiraz eden vatandaşın yasal olarak itiraza hakkı olup olmadığı dikkate alınmamıştır. Cumhuriyet Başsavcılığının takipsizlik kararına, kanunen itiraz hakkı olan “suçtan zarar gören” dir. Hakim de bunun farkında olarak, kararın suçtan zarar görme ihtimali olan Maliye bakanlığına tebliğ edilmesini istemiş, Maliye Bakanlığı ise karara itiraz etmemiştir. <strong>CMK. 173.maddeye göre 15 günlük süre içinde karara itiraz edilmediği için savcılık kararı kesinleşmiştir.</strong> İtiraz mercii olarak dosyayı inceleyen Sincan Hakimi’nin yapması gereken, itiraz hakkı olan Maliye Bakanlığının yasal süresi içinde itiraz etmediği, diğer vatandaşın itirazı yönünden ise hem süresi içinde itiraz etmediği hem de itiraz hakkı olmadığı gerekçesiyle, sair cihetleri incelenmeksizin itirazın reddine karar vererek dosyayı savcılığa iade etmekti. Basına intikal eden haberler doğruysa, bu usul kurallarını Hakim Osman Kaçmaz’ın iyi bildiği anlaşılmaktadır. Aidat ödediği sendikayla ilgili bir kararda , suçtan zarar gördüğü iddiasıyla itirazda bulunan işçinin itiraz hakkı olmadığından talebini reddettiği dikkate alınırsa, hukuk ihlalini bilinçli yaptığı anlaşılmaktadır. Bu husus Adalet Bakanlığınca soruşturulması gereken bir konudur. KKK Yaşar Büyükanıt hakkında suç duyurusunda bulundu diye, Van Savcısı Ferhat Sarıkaya’yı mesleğinden ihraç edip avukatlık hakkını da elinden alan Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu, Sincan Hakimi hakkında nasıl bir işlem yapacaktır? Bekleyip göreceğiz. Bilinmesi gereken bir husus da bu karar, Mahkeme Başkanı sıfatıyla Osman Kaçmaz’ın tek başına verdiği bir karardır. Mahkeme heyetince verilmiş bir karar değildir. </p>
<p>Usul kanunu yönünden tartışmasız olan bu iki kuralı ihlal suretiyle verilen kararın yanlışlığı ortadadır. Hakim bu usul hatalarını yapmamış olsaydı, Cumhurbaşkanının görev süresince yargılanamayacağı konusu zaten gündeme gelmeyecekti.  Kanuna aykırılığın yolu açılınca nerede duracağı kestirilemiyor. O zaman ister istemez, boynun eğri diyenlere devenin verdiği cevap akla geliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resatpetek.net/sincan-hakiminin-usulsuz-karari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

