<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Reşat Petek &#187; Ertuğrul Özkök</title>
	<atom:link href="http://www.resatpetek.net/tag/ertugrul-ozkok/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.resatpetek.net</link>
	<description>Av. Reşat Petek Kişisel Web Sayfası</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Jan 2012 23:21:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bu Karar Temyiz Edilir Ama Temizlenemez</title>
		<link>http://www.resatpetek.net/bu-karar-temyiz-edilir-ama-temizlenemez</link>
		<comments>http://www.resatpetek.net/bu-karar-temyiz-edilir-ama-temizlenemez#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2009 19:37:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Ertuğrul Özkök]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Hürriyet]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi]]></category>
		<category><![CDATA[skandal]]></category>
		<category><![CDATA[tesettür]]></category>
		<category><![CDATA[türban]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resatpetek.net/?p=109</guid>
		<description><![CDATA[Bir hakim böyle karar veremez. Bu karar bir mahkeme kararı olamaz. Bir mahkemeden bazı insanlara hakaret edilebileceğine dair bir karar sadır olamaz. Olmuş ise tuz kokmuş demektir. Böyle bir karar asla kabul edilemez. Elbette itirazı vardır, temyizi vardır. Ama bu ayıp temizlenemez. Hatırlayacaksınız, Konya Numune Hastanesinde görevli iki bayan doktor, Hürriyet Gazetesi&#8217;nde  2006 yılı aralık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir hakim böyle karar veremez. Bu karar bir mahkeme kararı olamaz. Bir mahkemeden bazı insanlara hakaret edilebileceğine dair bir karar sadır olamaz. Olmuş ise tuz kokmuş demektir. Böyle bir karar asla kabul edilemez. Elbette itirazı vardır, temyizi vardır. Ama bu ayıp temizlenemez. </strong></p>
<p><strong> Hatırlayacaksınız, Konya Numune Hastanesinde görevli iki bayan doktor</strong>, Hürriyet Gazetesi&#8217;nde  2006 yılı aralık  yayınlanan “Tesettür Faciası” ve &#8220;Testis diye çekmediler&#8221; başlıklı haberlerde, Ali Fuat Gündoğdu isimli bir gencin ultrasonunu çekmeyerek, mağduriyetine sebep olmakla suçlanmıştı. Uğur Dündar da yaptığı haberde olayı çarpıtarak Dr. Keziban Arbağ ve Dr. Ayşe Yüceaktaş’ın başörtülü olmaları sebebiyle erkek hastanın ultrasonunu çekmediklerini ifade etmişti. Haber üzerine olayı araştıran Sağlık Bakanlığı müfettişleri Arbağ ve Yüceaktaş&#8217;ın bu olayda kusuru bulunmadığını tespit etmesi üzerine Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni <a title="Ertuğrul Özkök Haberleri" href="http://sondakika.com/ertugrul-ozkok/" target="_blank">Ertuğrul Özkök</a>, köşesinde gazete olarak hata yaptıklarını kabul ederek, suçlanan doktorlardan özür dilemişti.</p>
<p><span id="more-109"></span></p>
<p>Aleyhlerinde yalan haber yapılan bayan doktorlar, kişilik haklarına haksız saldırı yapıldığı gerekçesiyle Hürriyet Gazetesi ve Uğur Dündar aleyhine Konya Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açmışlar. Kişilik haklarına saldırıda bulunulması halinde, mağdurların mahkemeye başvurarak haklarını aramak en tabii hakları. Yargılama sonunda mahkeme davayı kabul edip davalıları tazminata mahkum edebileceği gibi, davanın reddine de karar verebilir. Kararı beğenmeyen taraf temyiz yoluna başvurur. Bu da mahkeme kararlarının yargı hiyerarşisi içinde denetimidir. Konya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi davayı reddetmiştir. Buraya kadar her şeyin normal sürecinde  işlediği söylenebilir.</p>
<p>Ancak  üzerinde durduğumuz, davanın reddedilmesi değildir. Skandal olan Hakimin ret gerekçesinde sarf ettiği cümlelerdir. Gerekçe aynen şöyle; <strong>“Davacı ise kamu görevi gören doktor olarak, okuduğu müspet ilmin ve akılcı bilimin aksine başına taktığı &#8216;türban&#8217; altındaki zihniyeti nedeniyle eleştirilmesine, bu eleştiriler ağır da olsa katlanmak zorunda olduğundan, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir&#8221;</strong></p>
<p>Hakim bu gerekçesiyle diyor ki;  Başına türban/ başörtüsü takmışsan ve bu nedenle eleştiriliyorsan, eleştiriler ne kadar ağır olursa olsun katlanmak zorundasın.</p>
<p>Türban takıyorsan, ilmin ve akılcı bilimin karşısındasın demektir. Doktor da olsan cahili cühelasın. İlimden, bilimden nasiplenmemişsin demektir.</p>
<p>Başında  ‘türban’ varsa, senin zihniyetin zaten en ağır eleştiriyi hak ediyor demektir. Boşuna yargıya başvurma. Yargı senin hakkını korumaz. Adalet, eşitlik vesaire beni ilgilendirmez. Başına geleni çekeceksin, madem başörtülüsün uğrayacağın saldırılara katlanmak zorundasın.</p>
<p>Başında ‘türban’ varsa, sen insan haklarından yararlanamazsın. İnsanlık onuru, şeref ve haysiyeti türbanlı olmayanlar içindir. Hak ve özgürlükler başörtülü olmayanlar içindir. Doktorlar da insandır ama türbanlı ise insan sayılmazlar, bu nedenle insan hakları da onlar için yoktur.</p>
<p>Bir hukukçu olarak, hâkimin gerekçesinden ben bunları anlıyorum ve böyle karar gerekçesi olamaz diyorum.</p>
<p>Bir mahkeme kararında baştan sona ayrımcılık içeren böyle bir gerekçenin olabilmesi için; kararı verenin, insan hakları, hukuk, adalet ve eşitlik noktasında çağımız insanının ulaştığı seviyeden bihaber olması gerekir.</p>
<p>İnsan hak ve onurunu savunmak adına, insan haklarına yapılan saldırılar karşısında adil kararlarıyla hem mağduru hem de toplumun adalete olan inancını koruyacak olan  yargı makamlarının manevi şahsiyetini yüceltmek adına, bu kararı veren Sayın  Hakim şu sorulara cevap vermelidir;</p>
<p>Üst hukuk normu olarak kabul ettiğimiz İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi sizin için ne anlam ifade ediyor?</p>
<p>“ Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.( Madde.1)</p>
<p>Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir. (Madde.2)</p>
<p><strong>Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin yasanın korunmasından eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir.</strong> (Madde.7)</p>
<p>Tüm insanlığın benimsediği bu evrensel hukuk değerlerine rağmen türbanlı ayrımcılığı nasıl yapılabilir?</p>
<p style="line-height: 12pt;">Yine T.C.Anayasası sizin için bağlayıcı kurallar içermiyor mu? Kararlarınızda  Anayasanın 10.maddesini dikkate almanız gerekmiyor mu? Anayasaya göre  “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.   Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” Hal böyleyken, başörtülü bir vatandaş olan davacı hakkında, kıyafetinden dolayı ayrımcılık yapma yetkisini nereden alıyorsunuz?</p>
<p>“Tesettür Faciası” haberinden dolayı, davalı taraf bile gerek davacılardan gerek kamuoyundan özür dileyip hatasını tamir etmeye çalışırken, şimdi “<strong>hakim faciası</strong>” ile karşı karşıyayız. Bazı siyasetçilerin niyet okuyarak rakiplerini suçladıklarını görüyorduk. Şimdi ise, türbanın altındaki beynin zihniyetini okuyan bir hakimle karşı karşıyayız.</p>
<p>Öğrendiğimize göre söz konusu karar temyiz edilmiş. Yargıtay inceleyip kararını verecektir. Hukuk devletinde yargının nihai kararına, beğensin beğenmesin herkes uyacaktır. Ama bir hakimin kararında, davanın taraflarından birini <strong>“okuduğu müspet ilmin ve akılcı bilimin aksine başına taktığı &#8216;türban&#8217; altındaki zihniyeti nedeniyle”</strong> ayırımcılığa tabi tutması ve aşağılaması yargı tarihinde kara bir leke olarak kalacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resatpetek.net/bu-karar-temyiz-edilir-ama-temizlenemez/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

