DEĞERLİ DOSTLAR,
Yeni Anayasa çalışmalarına katkıda bulunmak için görüş ve düşüncelerinizi TBMM Web sitesinin ilgili bölümüne mutlaka iletiniz. Sizlere yardımcı olmak amacıyla hazırladığım önerileri bu amaçla dikkatinize sunuyorum. Katıldığınız kısımları aynen veya kendi tarzınızla yeniden yazarak lütfen iletiniz
Selam ve saygılarımla….
Reşat Petek
YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARINA KATKI İÇİN AŞAĞIDA YAZILI ÖNERİLERİN BİR KISMINI VEYA TAMAMINI https://yenianayasa.tbmm.gov.tr/gorusgonder.aspx ADRESİNE GÖNDEREBİLİRSİNİZ
· Meclis siyasi bir karar alarak yeni anayasa yapım sürecini başlatmalı. Bu kararla meclis uhdesine kurucu meclis yetkisini de aldığını ilan etmelidir.
· Hedef 1982 Anayasasının değiştirilmesi değil, yeni anayasa yapılmasıdır. Bu nedenle 1982 Anayasasının hiçbir maddesi referans alınmamalı, değiştirilemez maddeler konusu bu gerekçeyle tartışma dışı bırakılmalıdır.
· Sürecin başlangıcı hukuki değil, 12 Haziran seçimleri ve sonuçlarına atfen Meclis’in alacağı siyasi karara bağlı fiili bir başlangıç olmalıdır.
· İnsanların doğuştan var olan (fıtri) özgürlüklerini kullanabilmesini sağlamak üzere farklılıklarıyla bir arada barış içinde yaşamayı sağlayacak, şeffaf, katılımcı ve çoğulcu bir yaklaşım esas alınmalıdır.
· Devletin temel görevi, bireyin ve toplumun sağlık huzur ve refahı gerçekleştirilmesi, yoksulluğun önlenmesi, sosyal adaletin sağlanması, insan temel hak ve özgürlük taleplerindeki tercihlerine bağlı kalınmasıdır.
· YENİ ANAYASA DEĞİŞMEZ MADDELER İÇERMEMELİ, TOPLUMUN ÖZGÜR İRADESİ İLE YENİSİNİ VE DAHA İYİSİNİ YAPMA YOLU KAPATILMAMALIDIR.
· Yeni anayasa kısa olmalı. Kazuistik değil çerçeve anayasa olmalı. Her konunun anayasada yer alması gerekmez. Detay içeren anayasalar çoğunlukla toplumu şekillendirme amacı taşır. Halka ve iradesine güvenen bir yaklaşımda anayasa kısa olmalı. Sorunların çözümü yasalara ve daha alt hukuk normlarına bırakılmalıdır.
· ANAYASADA MUĞLÂK VE FARKLI YORUMLAMALARA NEDEN OLABİLECEK KAVRAMLAR KULLANILMAMALIDIR
· Toplumsal taleplerin oluşması, dillendirilmesi, toplanmasının önü açılmalı, her bireyin bu sürece mümkün olduğunca katılımı sağlanmalıdır. Bu amaçla uygun araçlar, iletişim ve imkânlar sağlanmalı, görüş bildirenlere cevap verilmelidir.
· TALEP BİLDİREN VATANDAŞLARIN SORUŞTURULMA ENDİŞESİNDEN EMİN OLARAK ÖZGÜRCE DÜŞÜNCELERİNİ BİLDİREBİLMELERİ İÇİN, ANAYASA YAPIM SÜRECİNDE YAZDIKLARI, SÖYLEDİKLERİ VE YETKİLİ MAKAMLARA BİLDİRDİKLERİ GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİNDEN DOLAYI MİLLETVEKİLİ DOKUNULMAZLIĞI GİBİ SORUMSUZ TUTULACAKLARI YASAL DÜZENLEME ÖNCELİKLE YAPILMALIDIR.
· Bu çalışmalarda şeffaflık esas alınmalı, her aşamada halkın bilgilendirilmesi için yoğun çaba sarfedilmeli. Haberimiz neden olmadı, bize neden sorulmadı eleştirlerine meydan vermeyecek bir iletişim ve duyuru mekanizması sağlanmalı.
ANAYASADA DEVLET GÜCÜNÜ SINIRLAYAN TEMEL YAKLAŞIMLAR YER ALMALIDIR
· DEVLET EŞİT VATANDAŞLIK, ADALET İLKELERİNİ BENİMSEMELİDİR.
· ÖZGÜRLÜK VE TOPLUMSAL TALEPLERİ GEÇERLİ-GEÇERSİZ OLARAK NİTELEME YETKİSİ DEVLETE VERİLMEMELİDİR.
· ÖZGÜRLÜKLER ESAS OLMALI, İSTİSNAİ HALLERDE ÖZGÜRLÜKLERİN SINIRLANMASINDA İSE EVRENSEL İLKELER DİKKATE ALINMALIDIR.
· Devletin dinler ve inançlar karşısında tarafsız davranması, inanç, din ve ibadet özgürlüklerini güvence altına alması, din ve inanç alanını tanımlamaya kalkmaması esas alınmalıdır. İSTİSMARA VE KEYFİ YORUMLARA NEDEN OLAN LAİKLİK KAVRAMI ANAYASADA YER ALMAMALI, ONUN YERİNE TANIMI YER ALMALIDIR.
· DİN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ, DIN VEYA INANÇ DEĞIŞTIRME ÖZGÜRLÜĞÜ ILE TEK BAŞıNA VEYA TOPLUCA, AÇıKÇA VEYA ÖZEL TARZDA IBADET, ÖĞRETIM, UYGULAMA VE AYIN YAPMAK SURETIYLE DININI VEYA INANCıNı AÇıKLAMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜ DE IÇERMELIDIR. AİHS HÜKÜMLERI BU KONUDA ÖRNEK ALINABILIR.
· Tüm devlet organlarının, toplumun belirleyeceği anayasa ve hukuk kurallarına bağlı hareket etme zorunluluğu olmalıdır.
İNSAN ONURU TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİ DEĞİŞTİRİLEMEZ TEK REFERANS OLMALI
· İNSAN ONURU TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİ ANAYASA DA TEMİNAT ALTINA ALINMALIDIR. BU HAKLAR KISITLANAMAZ, GERİYE ALINAMAZ VE DEĞİŞTİRİLEMEZ.
· EVRENSEL KABUL GÖREN TEMEL HAKLAR BAĞLAMINDA CAN, MAL, NESİL, AKIL VE DİN EMNİYETİNİN SAĞLANMASI ESAS ALINMALIDIR.
· Devletin tüm kurumsal yapılanması demokratik katılım ve temsile dayanmalıdır.
· KUVVETLER AYRILIĞI SİSTEMİ ETKİNLEŞTİRİLMELİ, KUVVETLERİN OLUŞUMUNDA DEMOKRATİK TALEP VE KATILIM ETKİN OLMALI, HESAP VEREBİLİRLİK VE DENETİM HER KURUM VE ERK İÇİN GEREKLİDİR.
· TÜM DEVLET KURUMLARINDA (ORDU VE YARGI DAHİL) HERKESİN KENDİ KİMLİĞİ VE YAŞAM TERCİHLERİYLE GÖREV ÜSTLENMESİ SAĞLANMALI. İNANÇ, IRK, DİL, KILIK KIYAFET KAMUDA ÇALIŞMA ENGELİ OLMAMALIDIR.
· Tüm kuruluşların hesap verebilirlik ilkesi çerçevesinde çalışması sağlanmalıdır. Yetki ve sorumlulukların belirlenmesinde boşluk bırakılmamalıdır.
· Anne ve babanın kendi inançlarına uygun olarak çocuğuna dini eğitim verme ve aldırma hakkı olmalıdır.
· RESMİ DİL TÜRKÇE OLMALI VE İSTEĞE BAĞLI OLARAK ANA DİLDE EĞİTİM SAĞLANMALIDIR.
MECLİSİN VE HALKIN DENETİM HAKKI
· Meclisin tüm devlet organları üzerinde ayrımsız kontrol ve denetim yetkisi olmalıdır.
· Meclisin önemi artırılırken gerektiğinde halkın doğrudan kanun yapma süreçlerine katılımı, denetim hakkı ve yetkisi de Anayasa ile sağlanmalıdır. Belirli imza sayısına ulaşıldığında halkın doğrudan yasaların yapımı ve değiştirilmesinde yetki sahibi olması sağlanmalıdır.
· Devlet kurumlarının vesayet organlarına dönüşmesine engel olacak bir yapılanma şarttır. Evrensel kabul gören temel hak ve özgürlükler hariç, demokratik tercihler sorunların çözümünde esas alınmalıdır.
MEVCUT ANAYASAL YETKİLİ ORGANLAR
· DARBE ANAYASALARININ VESAYET İÇİN OLUŞTURDUKLARI ¨YETKİLİ ANAYASAL ORGANLARA¨ YENİ ANAYASADA YER VERİLMEMELİ, BU KONULAR YASAL DÜZENLEMELERE TERK EDİLMELİDİR. MİLLİ GÜVENLİK KURULU, ATATÜRK KÜLTÜR DİL VE TARİH YÜKSEK KURULU, RTÜK, YÖK, ASKERİ YARGITAY, ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ, ASKERİ MAHKEMELER ANAYASAL STATÜDEN ÇIKARILMALIDIR.BU KURUMLAR DA YASAL DÜZENLEMELERE BIRAKILMALIDIR.
· Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmelidir.
· Parlamenter sistem ve kuvvetler ayrılığı ilkesi devam etmelidir.
· Halkın temsilinde adalet sağlanmalı. Bu amaçla seçim barajı kaldırılmalıdır. Bir zamanlar gündeme getirilip tartışılan Türkiye Milletvekilliği sistemi getirilmelidir.
· Siyasi Partilerin demokratik ve katılımcı biçimde yapılandırılması ilkesi benimsenmeli, cebir ve şiddeti metot olarak benimsemeyen hiçbir parti kapatılmamalıdır.
· Yerel yönetimler güçlendirilmelidir.
· Türk Silahlı Kuvvetleri ayrı bir erk olmamalı ve Milli Savunma Bakanlığına bağlanmalıdır. Askeri personel için ayrıcalıklar olamayacağı, herkesin kanun önünde eşit olacağı bir sistemin ana ilkeleri anayasada yer almalıdır.
· YARGI BİRLİĞİ SAĞLANMALIDIR. ASKERİ YARGITAY VE ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ KALDIRILMALIDIR. ASKERİ MAHKEMELER İSE YARGI BİRLİĞİ İÇİNDE SİVİL HUKUKÇU HÂKİMLERDEN OLUŞAN DİSİPLİN SUÇLARINA BAKMAKLA GÖREVLİ MAHKEMELERE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR.
Muhterem hocam bu görüşleriniz
objektif olup tamamen katılıyorum. sadece seçimlerdeki baraj sistemi üzerinde biraz daha düşülmesi uygun olabilir. zira baraj kalktığında gene koalisyon hükümetleri gelecektir. Buda TÜRKİYE için bir kayıptır.
SAYGILARIMLA