Hukuk Dernekleri Platformu üyesi 14 dernek, kaleme aldıkları ortak basın Bildirisi ile Erzincan savcılarının yetkilerini kaldıran Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) tepki gösterdi.

Platform üyeleri adına basın bildirisini okuyan Hukukçular Derneği Başkan Yardımcısı ve Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, “HSYK’nın savcıların yetkilerini kaldırma Kararı anayasa ihlali, yargısız infaz, yargaya müdahale, Hakim ve savcılara gözdağı olarak değerlendiriyor ve kınıyoruz.” Dedi. Petek, kararın bir hukuk skandalı olduğunu vurguladı.

Eski Otteman Otel’de yapılan toplantıda açiklanan basın bildirisine Adalet ve Hukuk Derneği, Ak Avukatlar Derneği, Boğaziçi Avukatlar Derneği, Demokrat Hukukçular Derneği, Denge Hukuki ve Bilimsel Araştırmalar Derneği, Hukukçu Genç Siviller, Hukukçular Derneği, Hukuki Araştırmalar Derneği, Hukukun Üstünlüğü Derneği, Mizan Hukukçular Derneği, Savunma Avukatları Derneği, Uluslararası Hukukçular Birliği, yargıda Reform Grubu, Hukuk ve Demokrasi Platformu imza attı. Basın bildirisinde HSYK’nın Kararı ağır bir dille eleştirildi. HSYK’nın anayasayı çiğnediği belirtildi. Grup adına bildiriyi Reşat Petek okudu. “Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet savcılarının usul ve kanunlara uygun olarak yürüttükleri soruşturmada bir başsavcı tutuklandı. Üçüncü ordu komutanı da sorgu için davet edildi. “Diyen Reşat Petek,” Bu aşamada HSYK Kanunları çiğneyerek savcıların yetkilerini kaldırdı. Kararını Anayasa ihlali, bağımsız ve tarafsız olması gereken yargıya müdahale, yargısız infaz, terörle mücadele soruşturmalarını ve savcılara gözdağı olarak değerlendiriyoruz hâkim yürüten. “diye konuştu.

Yazının devamını okuyun »

Islak imza tartışmalarına konu olan ” AKP ve Gülen’i bitirme” planını Erzincan’da uygulamaya koymak, iddia olunan Ergenekon Silahlı Terör Örgütüne üye olmak suçlarından Erzurum özel yetkili Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturmada bu defa Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner tutuklandı.

Başsavcının gözetim altına alınmasıyla birlikte özel yetkili savcılığın yetkili olup olmadığı hususunda usul tartışmaları başladı. Hatırlanacağı gibi bu soruşturma kapsamında daha önce bazı MİT mensupları ile Jandarma Alay Komutanı tutuklanmıştı. Erzincan’da bulunan 3.ncü Ordu Komutanı da şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı. Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı hakkında Adalet Bakanlığınca soruşturma izni verildiği ve soruşturmanın devam ettiği bilgileri da basına yansımıştı. Evi ve makam odasında hakim kararıyla arama yapıldığı haberleriyle birlikte Başsavcının gözetim altına alındığı bilgisi ve sorgusunun kısa sürede tamamlanarak tutuklanması Türkiye gündemine oturdu.

Yazının devamını okuyun »

Emekli Başsavcı Reşat Petek, Yüksek Öğretim Kurumu’nun (YÖK), meslek liselilerin üniversiteye girişini kolaylaştıran katsayı düzenlemesini ikinci kez iptal eden Danıştay’a tepki gösterdi.

Hüseyin Aydın’ın Haberi

Danıştay’ın hukuka aykırı ve keyfi bir karar verdiğini söyleyen Petek, “Siyasi ve ideolojik düşünceler, kararlarına yön vermektedir. Kanunlar aynı, anayasa aynı, hukuk kuralları aynı iken, bir yıl önce verdiği kararla taban tabana zıt bir karara imza atabiliyorsa, bunun hukuki olduğunu hiç kimse savunamaz.” dedi.
Sivil Dayanışma Platformu’nun tanıtım toplantısına katılan emekli Başsavcı Reşat Petek, toplantı sonrası Danıştay’ın, meslek liselilerin üniversiteye girişini kolaylaştıran katsayı kararını iptal etmesini değerlendirdi. Danıştay’ın hukuka aykırı keyfi bir karar verdiğini belirten Petek, “Binlerce meslek lisesinin önünü kapattı. Öğrencilerimiz diyor ki: ‘hayallerimiz yıkıldı, bizimle kedinin fare ile oynadığı gibi oynamaya ne hakkınız var.’ Bu haklı taleplerin arkasında durmak lazım. Hukuksuzluğu yapanların yanına kar kalmamalı. Demokratik hukuk sistemi içerisinde herkesin hesap verebilir olması lazım. Hukukun üstünlüğünü savunmaya evet; hukukçunun üstünlüğünü savunmaya hayır. Hukukçu keyfi çalışıyorsa onun hukuk çizgisine çekilmesi gerekir. Yargı reformuna ve demokratik anayasaya acil ihtiyaç var.” diye konuştu.

Yazının devamını okuyun »

Emekli Başsavcı Reşat Petek, Yüksek Öğretim Kurumu’nun (YÖK), Meslek Liselilerin Üniversiteye Girişini Kolaylaştıran Katsayı Düzenlemesini İkinci Kez İptal Eden Danıştay’a Tepki Gösterdi. Danıştay’ın Hukuka Aykırı ve Keyfi Bir Karar Verdiğini Söyleyen Petek, “Siyasi ve İdeolojik Düşünceler, Kararlarına Yön Vermektedir.

Emekli Başsavcı Reşat Petek, Yüksek Öğretim Kurumu’nun (YÖK), meslek liselilerin üniversiteye girişini kolaylaştıran katsayı düzenlemesini ikinci kez iptal eden Danıştay’a tepki gösterdi. Danıştay’ın hukuka aykırı ve keyfi bir karar verdiğini söyleyen Petek, “Siyasi ve ideolojik düşünceler, kararlarına yön vermektedir. Kanunlar aynı, anayasa aynı, hukuk kuralları aynı iken, bir yıl önce verdiği kararla taban tabana zıt bir karara imza atabiliyorsa, bunun hukuki olduğunu hiç kimse savunamaz.” dedi.

Sivil Dayanışma Platformu’nun tanıtım toplantısına katılan emekli Başsavcı Reşat Petek, toplantı sonrası Danıştay’ın, meslek liselilerin üniversiteye girişini kolaylaştıran katsayı kararını iptal etmesini değerlendirdi. Danıştay’ın hukuka aykırı keyfi bir karar verdiğini belirten Petek, “Binlerce meslek lisesinin önünü kapattı. Öğrencilerimiz diyor ki: ‘hayallerimiz yıkıldı, bizimle kedinin fare ile oynadığı gibi oynamaya ne hakkınız var.’ Bu haklı taleplerin arkasında durmak lazım. Hukuksuzluğu yapanların yanına kar kalmamalı. Demokratik hukuk sistemi içerisinde herkesin hesap verebilir olması lazım. Hukukun üstünlüğünü savunmaya evet; hukukçunun üstünlüğünü savunmaya hayır. Hukukçu keyfi çalışıyorsa onun hukuk çizgisine çekilmesi gerekir. Yargı reformuna ve demokratik anayasaya acil ihtiyaç var.” diye konuştu.

Yazının devamını okuyun »

Sincan’da tankların yürütülmesinden 13 yıl sonra EMASYA Protokolü kaldırıldı. 1997 yılının 4 Şubat’ında Sincan’ın caddelerinde yürütülen tankların ne anlama geldiğini 28 Şubat’la adı anılan bir general ‘demokrasiye balans ayarı’ yapıldığı sözleriyle açıklamıştı.
Aradan 13 yıl geçtikten sonra aynı gün Sincan caddelerinde bu defa tank yerine avukatlar yürüyordu. Darbelere karşı hukuku ve demokrasiyi savunan pankartlarla yürüdüler. Cuntalara hayır dediler. Darbeciler cezalandırılsın dediler. Hukuk devletine ve demokrasiye sonuna kadar sahip çıkacaklarını açıkladılar.

Askerî darbelerle sık sık yolu kesilen Türkiye demokrasisine 28 Şubat postmodern darbesiyle yeniden format atılmıştı. Zamanın Genelkurmay Başkanı’nın yıllar sonra internete düşen ses kayıtları darbenin nasıl yapıldığını açıklamaya yetiyordu. O ses ‘Hoca çekilsin dedik ve çekildi’ derken demokrasi havariliği yapan devrin Cumhurbaşkanı Demirel’in darbecilerle nasıl işbirliği yaptığı da artık apaçık ortaya çıktı. Hatırlayalım; Erbakan-Çiller arasında Refahyol iktidarının oluşturulması için düzenlenen protokol gereği Erbakan’dan sonra Çiller’in Başbakanlığında koalisyon iktidarının devam etmesi öngörülmüştü. Baskı ve dayatmalar sonucu Erbakan süresi dolmadan bu gerekçeyle istifasını açıkladı. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının kamuoyu önünde açık destek vereceklerini açıklamalarından sonra güvenoyu sorunu olmayan 2. Refahyol iktidarı beklenirken Demirel demokrasiye darbeyi vurdu. Meclis’te azınlık olmasına rağmen Mesut Yılmaz’ı hükümeti kurmakla görevlendirdi. ‘Altın tepside sunulan iktidar’ sunulanlar işbaşına ge(tiri)lmişti.

kaldırılmış olması büyük bir adım…
Yazının devamını okuyun »

Önce Başbakan’ın, ardından Cumhurbaşkanı’nın, son olarak da Genelkurmay Baş- kanı’nın ‘gerek yok’ dedikleri Emniyet Asayiş Yardımlaşma Protokolü konusunda beklenen adım dün atıldı. İçişleri Bakanlığı, EMASYA’nın iptal edildiğini açıkladı. Karar hem valiliklere, hem de Genelkurmay’a iletildi. Böylece 28 Şubat döneminin ürünü olan ve darbe planlarına dayanak gösterilen protokol, Türkiye’nin gündeminden düştü.

Askere, valiliğin izni olmaksızın toplumsal olaylara müdahale yetkisi veren Emniyet Asayiş Yardımlaşma (EMASYA) Protokolü yürürlükten kaldırıldı. 28 Şubat sürecinin ardından 7 Temmuz 1997′de İçişleri Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı arasında imzalanan protokol, yine ortak imzalarla dün iptal edildi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay, iptale ilişkin yazının hem Genelkurmay Başkanlığı’na hem de il valiliklerine gönderildiğini açıkladı.

Cuntacıların darbe planlarına dayanak olarak kullandığı EMASYA, son olarak ‘Balyoz’ darbe planıyla gündeme gelmişti. Dönemin 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan tarafından hazırlandığı ileri sürülen ‘Balyoz’ planının dayanağını EMASYA oluşturuyordu. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran plan, protokolün yeniden tartışılmasına sebep oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 31 Ocak’ta TRT 1′de yayınlanan ‘Enine Boyuna’ programında protokolün kaldırılacağını söyledi. “EMASYA diye bir şey olamaz, olmayacak. Ortadan kaldıracağız.” diyen Başbakan’ın ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de EMASYA’ya ihtiyaç bulunmadığını dile getirdi. Son olarak Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ da, dün kararın açıklanmasından birkaç saat ön-ce aynı doğrultuda görüş beyan etti.

Yazının devamını okuyun »

Tarih Bilincinde Buluşanlar Derneği Dergisi ve Yarın Gazetesi işbirliği ile düzenlenen konferansa konuşmacı olarak Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Çelik ve emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek katıldı. ‘Kabuğunu Kıran Tür

MANİSA (İHA) – Tarih Bilincinde Buluşanlar Derneği Dergisi ve Yarın Gazetesi işbirliği ile düzenlenen konferansa konuşmacı olarak Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Çelik ve emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek katıldı. ‘Kabuğunu Kıran Türkiye’de Demokratikleşme Süreci’ konulu konferans Öğretmenevi Konferans Salonu’nda düzenlendi.

Yazının devamını okuyun »

Başbakan Erdoğan’ın ‘Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ni değiştireceğiz’ açıklamasını değerlendiren hukukçular asıl tehdidi açıkladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “EMASYA’yı kaldıracağız” açıklamasının ardından gözler “derin devletin kırmızı kaplı anayasası” olarak nitelendirilen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne (MGSB) çevrildi. MGSB’de belirlenen irtica ve bölücülük şeklindeki iç tehdit unsurlarına karşı çıkan hukukçu ve STK yöneticileri cunta faaliyetlerinin öncelikli tehdit olması gerektiğini vurguladı.
Yazının devamını okuyun »

Başbakan Erdoğan’ın ‘Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ni değiştireceğiz’ açıklamasını değerlendiren hukukçular asıl tehdidi açıkladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “EMASYA’yı kaldıracağız” açıklamasının ardından gözler “derin devletin kırmızı kaplı anayasası” olarak nitelendirilen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne (MGSB) çevrildi. MGSB’de belirlenen irtica ve bölücülük şeklindeki iç tehdit unsurlarına karşı çıkan hukukçu ve STK yöneticileri cunta faaliyetlerinin öncelikli tehdit olması gerektiğini vurguladı.

DEMOKRASİ İÇİN ENGEL

Eski başsavcı Reşat Petek, Türkiye’de demokratik hukuk devletinin bütün kurumlarıyla yerli yerine oturmamasının sebebinin darbeler olduğunu söyledi. Yazının devamını okuyun »

Başbakan Erdoğan’ın ‘Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ni değiştireceğiz’ açıklamasını değerlendiren hukukçular asıl tehdidi açıkladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “EMASYA’yı kaldıracağız” açıklamasının ardından gözler “derin devletin kırmızı kaplı anayasası” olarak nitelendirilen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne (MGSB) çevrildi. MGSB’de belirlenen irtica ve bölücülük şeklindeki iç tehdit unsurlarına karşı çıkan hukukçu ve STK yöneticileri cunta faaliyetlerinin öncelikli tehdit olması gerektiğini vurguladı.

DEMOKRASİ İÇİN ENGEL

Eski başsavcı Reşat Petek, Türkiye’de demokratik hukuk devletinin bütün kurumlarıyla yerli yerine oturmamasının sebebinin darbeler olduğunu söyledi. İç tehdit sıralaması yapılacaksa MGSB’de birinci sırada darbe tehdidinin yer alması gerektiğini ifade eden Petek şunları söyledi: “Eğer Türkiye’de bir tehdit varsa bunu TBMM’nin bilmemesi veya ondan gizlenmesi düşünülemez. O meclis Kurtuluş Savaşı’nı yöneten meclistir. Şu anda Türkiye’de demokrasinin önündeki en ciddi en engel darbe tehdididir. Birinci tehdit irtica değil darbedir ve bunun mutlaka ortadan kaldırılması gerekir.”

Yazının devamını okuyun »