[ZAMAN]

Balyoz’da 102 sanık hakkında kuvvetli suç şüphesi varlığı gerekçe gösterilerek yakalama kararı çıkartıldı.

Bazı kesimler bu kararın hukuk dışı ve siyasî olduğunu iddia etti. Mahkemenin yakalama kararının yasal sürecin bir parçası olduğunu belirten bazı hukukçular, karara siyasi diyenlerin kendi menfaatlerine ters düştüğü için bunu söylediğini ifade etti.

Bazı kişilerin işine gelmediği için karara ‘siyasi’ dediğini vurgulayan emekli Deniz Kurmay Binbaşı Fuat Özçelebi, bu kişilerin kendi menfaatlerine dokunulduğu zaman seslerinin çıktığına dikkat çekti. ‘Karar siyasî’ diyerek yargıyı etkileme girişiminde bulunulduğunu belirten Özçelebi, bunun gündemde tutulmasının yanlış olduğunu söyledi. “Karar siyasidir diyenler hukukun işleyişinden kaçmaya çalışıyor.” diyen Özçelik, hukukun düzgün işlemesi halinde ak ve karanın meydana çıkacağının altını çizdi.

Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek de, iddianamenin kabulünden sonra davaya bakan mahkemenin yakalama kararı vermesinin hukukî olduğunu belirtti. Mahkemenin dosyadaki delil mahiyetine bakarak sanıkların tutuklanmalarını gerekli gördüğü takdirde tutuklama kararı çıkartabileceğini anlatan Petek, “Mahkeme, delilleri göz önüne alarak tutuklama kararı vermiştir. Bunun uygulanması gerekir. Delillerden kuvvetli suç şüphesi tespiti yapılması siyasî değil hukukî bir durumdur.” şeklinde konuştu. Petek, bir hâkimin bir anda 10-15 kişiyi tahliye ettiği zaman hukukî denilen kararın, sanıklar hakkında tutuklama emri çıkartılınca siyasî olarak nitelendirilmesinin büyük çelişki olduğunu vurguladı. Bazı kesimler tarafından, ‘tutuklama tedbirdir, ceza yerine geçmeyebilir’ şeklinde ifadeler ortaya atıldığını anlatan Petek, muvazzaf askerler hakkındaki tutuklama kararının iyi analiz edilmesi gerektiğini düşünüyor. Petek, 2003′te hayata geçirilmeye çalışılan Balyoz planı için ise, “Muvazzaf askerlerin komutalarında bulunan güçler düşünülünce ve bu kişilerin en ağır suç olan darbeye teşebbüs suçundan yargılanması göz önüne alınınca tutuklama kararının aslında nasıl bir tehlikeyi önlediğini daha iyi anlayabiliriz.” değerlendirmesi yaptı.

Mahkemenin, elinde bulundurduğu ciddi deliller doğrultusunda tutuklama kararını vermiş olabileceğini söyleyen emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, deliller gözeterek alınan kararın hukuki sürecin bir parçası olduğunu dile getirdi. Tanrıverdi, bu kararın siyasî olmaktan ziyade hukukun idareye yol göstermesi olduğunu, kararın hukukî açıdan uygun olduğunu ifade etti.

Hukuk, kişilere ve rütbeye göre değişmez

Yakalama kararının hukuka ve kanuna uygun olduğunu dile getiren emekli Hâkim Albay Ahmet Cengiz Tangören, hukukun kişilere ve sanıkların rütbesine göre değişmemesi gerektiğini kaydetti. Tangören, mahkemenin iddianameyi kabul edip tutuklama kararını çıkarmasının hukukî sürecin bir parçası olduğunu söyledi. Balyoz soruşturması kapsamında şüphelilerin artık sanık konumuna geçtiğini vurgulayan Tangören, bu karara siyasî denilmesiyle 10. Ağır Ceza Mahkemesi hâkimlerine haksızlık yapıldığını söyledi. Hâkim Oktay Kuban’ın tahliyelerini hedef gösteren Tangören, “Bir hâkim çıkıyor, bir anda o kadar kişiyi tahliye ediyor, o zaman o karara da siyasî demek lazım. O karar siyasî değil de bu karar mı siyasî oluyor?” diye konuştu.

ZAMAN

Cevap Yazın

Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>