Yıllardır irtica tehlikesini birinci tehdit olarak ilan edenlerin, irtica tehlikesine milleti inandırmak için sahneye koydukları oyunlar ve aktörleri birer birer deşifre oluyor.

Ergenekon soruşturmalarıyla Türkiye`de yeni bir sürecin başladığında hiç kuşku yok.

Hukuk önünde eşitlik ilkesinin kara kaplı kitapların sayfalarından çıkarılıp uygulamaya konulabildiğini gördük.
`Demokrasi, insan hakları tamam ama…` diye başlayan konuşmaların arkasından sözü `bizim müsade ettiğimiz kadar` noktasına getirenlerin, demokrasiye müdahale planları çıplak imzalarıyla yakalanmaya başladı.
Gerekçesi ne olursa olsun kendilerinde suç işleme imtiyazı görenler sorgulanmaya ve yargılanmaya başladılar.
Cumhuriyeti laiklik ilkesinin çarpıtılmış laikçilik anlayışıyla özdeştirip, demokratik olma, sosyal devlet olma ve hukuk devleti niteliklerini bir tarafa bırakarak `laik cumhuriyet’ diye hop oturup hop kalkanların gerçek amaçları ortaya çıkmaya başladı.
Yıllardır irtica tehlikesini birinci tehdit olarak ilan edenlerin, irtica tehlikesine milleti inandırmak için sahneye koydukları oyunlar ve aktörleri birer birer deşifre oluyor.
Kocatepe Camii önünde ellerinde uzun sopaları, başlarında siyah sarıkları ve uzun sakallarıyla kameralar önünde gösteri yapanların, kandırılmış masum kız görüntüleriyle ekranlarda gözyaşı dökenlerin  `İrtica Tehdidi`filminin aktörleri ve aktristleri olduğu daha iyi anlaşılıyor, filmin senaristleri ve yönetmenlerinin maskelerinin düşmeye başladığına şahit oluyoruz.
Hukuk işliyor, hukuk devleti olma yolunda ciddi mesafeler katediliyor.
`Devlet bazen rutin dışına çıkar` diyerek hukuk yerine keyfiliği savunan eski Cumhurbaşkanı’nın yerinde şimdi `devletin ali menfaatleri arkasına sığınarak kimsenin suç işleyemeyeceğini` söyleyen bir Cumhurbaşkanı var.
Darbe tehditlerine, e-muhtıralara aynı sertlikle cevap veren ve eğemenliğin temsil yerinin Meclis olduğu hatırlatmasını yapan bir siyasi iktidar var.
Hukuk işliyor, hukuk devleti varlığını hissettiriyor ama bundan rahasızlık duyanlar direnmeye devam ediyor.
Bunun son örneğine kozmik oda aramasında şahit oluyoruz. Başbakan yardımcısına suikast girişiminden şüphelenilen iki subay, Sayın Arınç`ın evinin adresi yazılı olduğu kağıt parçasını yutmak isterken yakalanıyor. Yetkili savcı derhal soruşturmaya başlıyor. Mahkeme arama kararı veriyor ve Seferberlik Tetkik Kurulu`unda arama başlatılıyor.
Böyle bir olay karşısında demokratik hukuk devletlerinde olması gereken nedir? Öncelikle bu olayın mağduruna geçmiş olsun denilip, bağımsız yargının yürüteceği soruşturmanın sonucunu beklemek değil midir? Kimse hakkında yargısız infaza kalkışmamak ama aynı zamanda şüphelilerin makamına mevkiine ve kurumuna bakmaksızın adli makamlara hesap vermelerine yardımcı olmak gerekmez mi?
Bizde olana bakın. Demokrasi içinde varlığının bir anlamı olan ana muhalefet partisi, demokrasiye kasteden darbecilerin avukatlığını yaptığı gibi bu olayda da işin hakikatinin araştırılmasından rahatsızlık duyuyor. Kurumlar ararası çatışmadan söz ediyor.
Kozmik odalarda arama yapan hakim iki aracın kendisini takip ettiğinden şüpheleniyor ve talimatı üzerine iki askeri araç yakalanıyor. Hatta araçlardan biri polisin dur ihtarına uymuyor ve takip sonucu yakalanıyor. İçinde sivil giyimli askerler var. Onlar hakkında da soruşturmaya başlanıyor. Hemen bir direnç ve savunma refleksi. Askerler patates soğan almaya gönderilmiş, tesadüfen oradalarmış. Olay adeta alaya alınıyor, toplumun ne hale geldiğinden söz ediliyor ama diğer yandan Ankara Garnizon Komutanı olay yerine gelerek gelerek müdahil oluyor.
Soruşturmayı yürüten hakim ve savcılar tehdit ediliyor. Ölümle tehdit mesajları gönderiliyor. Soruşturma devam edince tehdidin dozu artırılıyor ve mesajların yerini kalaşnikof mermileri alıyor.
Belli ki, soruşturmadan rahatsızlık duyanlar hakim ve savcıları tehditle görevlerini yapmalarına engel olmak istiyorlar. Devlet sırrı arkasına gizlenmiş suç teşkil eden bir takım eylemlerle uzak veya yakın ilişkisi olanlar bu süreçten rahatsızlık duyuyorlar.
Hukukun işlemesiyle herkesin durduğu yer daha da netleşiyor. Zor bir süreçten geçiyor Türkiye. Ama hukuk işliyor ve işlemeye devam edecek.

Cevap Yazın

Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>