Eyl
18
Garipoğlu suç tarihinde 18 yaşını doldurmadığı için yasal olarak çocuktur. Çocukların tabi olduğu muhakeme usulüne göre yargılaması yapılacaktır.
18 09 2009 10:01 // Analitik Bakış

Münevver Karabulut cinayetinin katil zanlısı Cem Garipoğlu dün avukatı tarafından polise teslim edildi. Vahşi cinayetin üzerinden 197 gün geçmiş. Altı ay on yedi günden beri basında yer alabilen ve bir süre daha gazetelerin ve televizyonların ana haber bültenlerine konu olacak bu olay üzerinde durulmağa değer elbette.
Katil zanlısının teslim olmasından itibaren gerek medyanın gerek meraklı çevremin bana en çok sorduğu soruyu yazıma başlık yaptım. Zanlı nasıl yargılanacak, kaç yıl hüküm giyer ve ne kadar hapiste kalır? İnsanların meraklarını mucip olması doğal. Bu münferit olay üzerinden hukuk sistemi sorgulanacak, verilecek ceza üzerine yorumlar yapılacak.
Suçunun sabit olması halinde şüpheli Garipoğlu’nun alacağı muhtemel cezayı ifade etmeden önce, bu olayın ve benzerlerinin magazin yönü bir tarafa bırakılıp, hukuki, ahlaki ve sosyal boyutlarıyla konuşulması ve değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum.
Bu olay ilk değil. Son yıllarda benzer olaylara şahit oldu Türkiye. İnsanın söylemeye dili, yazmaya eli varmıyor ama birkaçını hatırlatayım. Profesör olan annesini boğazından keserek öldüren 21 yaşındaki üniversite öğrencisi kız olayı. 11 yaşındaki kardeşini bıçaklayarak öldüren ve cesedini bir ay çeyiz sandığında saklayıp onunla aynı odada kalan 17 yaşındaki abla olayı. Küçük yaştaki 15 kadar çocuğa tecavüz olayıyla gündeme gelen Ümraniye sapığı. Barış mesajı vermek için gelinliğiyle yola çıkan Pippa Bacca’nın tecavüze uğrayıp öldürülme olayı gibi örnekler ilk akla gelenler.
Benzer olayları ne yok sayıp görmezden gelmenin, ne de suç makinesini andıran, içinde yaşanılmaz hale dönüşmüş bir toplum yaklaşımıyla karamsar değerlendirmenin doğru olmayacağı ortadadır.
Sadece cezaların yetersizliği gerekçesiyle hukuk sistemini suçlu ilan etmek, kızlarına sahip çıkmadığı için ailesini suçlamak, toplumdaki ahlaki yozlaşmayı ana sebep olarak ilan edip işin içinden sıyrılmak mümkün değildir. Farklı sebeplerin sonuca etkileri olduğu kuşkusuzdur.
Garipoğlu olayı da çok yönlü araştırılmalı, sosyal, ahlaki ve hukuki yönlerden sebep sonuç ilişkileri ortaya konulmalıdır. Bu vahşi cinayeti işleyen insanın yaşam biçimini etkileyen faktörler acaba nelerdir? Hangi kitapları okumakta, hangi filmleri izlemekte, kimlerle oturup kalkmakta, uyuşturucu, içki ve diğer kötü alışkanları, aile bağları vs. hepsi üzerinde durulacak konular. Alınacak önlemlere katkı sağlayacak bilimsel çalışmalar yapılmalı, önlemler alınmalıdır. Ama göz ardı edilmemesi gereken bir husus da, her şeye rağmen yüzde yüz engellenemeyecek münferit benzer olayların magazin yönünün aylarca manşetlerde tutulmasının topluma yarar değil zarar getireceğidir.
Olayın yargı sürecine dönecek olursak, şüpheli Garipoğlu suç tarihinde 18 yaşını doldurmadığı için yasal olarak çocuktur. Çocukların tabi olduğu muhakeme usulüne göre yargılaması yapılacaktır. Çocuk ağır ceza mahkemesinde, tasarlayarak, canavarca hisle, kendisini koruyamayacak durumda olan çocuğu kasten öldürmek suçundan yargılanacaktır. Suçu sabit olduğu takdirde böyle bir eylemin cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir. Ancak yaş küçüklüğü cezada indirim sebebidir. Sanık 15-18 yaş grubunda olduğu için ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine 18 ile 24 yıl arasında bir hapis cezasına çarptırılacaktır. Bu sınırlar içinde cezayı belirleme mahkemenin takdirindedir. İlaveten takdiri indirim uygulanma ihtimali de düşünüldüğünde en az 15 yıl en fazla 24 yıl hapis cezası alacaktır. Mahkemenin bu çerçevede takdir edeceği cezanın üçte ikisini iyi halli olarak cezaevinde yattığı takdirde salıverilecektir. Bu süre de en az 10 en fazla 16 yıldır.
Analitik Bakış