<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Reşat Petek</title>
	<atom:link href="http://www.resatpetek.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.resatpetek.net</link>
	<description>Av. Reşat Petek Kişisel Web Sayfası</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Jan 2012 23:21:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>İGİAD: Kurucu meclisliğini ilan etmeli</title>
		<link>http://www.resatpetek.net/igiad-kurucu-meclisligini-ilan-etmeli</link>
		<comments>http://www.resatpetek.net/igiad-kurucu-meclisligini-ilan-etmeli#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 23:02:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resatpetek.net/?p=1213</guid>
		<description><![CDATA[[Haber7.com] İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği, Meclis&#8217;in siyasi bir karar alarak yeni anayasa yapım sürecini başlatması ve bu kararla kurucu meclis yetkisini de aldığını ilan etmesi gerektiğini açıkladı. İGİAD, anayasa değişiklik önerisini ve İstanbul Ticaret Odası ile birlikte yaptığı Türkiye&#8217;de İş Ortaklıkları Araştırmasının sonuçlarını, Sepetçiler Kasrı&#8217;nda düzenlenen basın toplantısında açıkladı. Toplantıda konuşan İGİAD Yönetim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber7.com/haber/20120123/IGIAD-Kurucu-meclisligini-ilan-etmeli.php">[Haber7.com]</a></p>
<p><img class="intImg alignleft" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/2010/782920120123013043947.jpg" alt="İGİAD: Kurucu meclisliğini ilan etmeli" width="245" height="180" /><strong>İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği, Meclis&#8217;in siyasi bir karar alarak yeni anayasa yapım sürecini başlatması ve bu kararla kurucu meclis yetkisini de aldığını ilan etmesi gerektiğini açıkladı.</strong></p>
<p>İGİAD, anayasa değişiklik önerisini ve İstanbul Ticaret Odası ile birlikte yaptığı Türkiye&#8217;de İş Ortaklıkları Araştırmasının sonuçlarını, Sepetçiler Kasrı&#8217;nda düzenlenen basın toplantısında açıkladı.</p>
<p>Toplantıda konuşan İGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Alkan, sosyal sorumluluk çerçevesinde Anayasa yapım sürecine katkıda bulunmak için böyle bir girişimde bulunduklarını belirterek, &#8221;Yeni anayasa süreci iş adamlarını da yakından ilgilendiriyor. İş dünyasının ve girişimcilerin önünün açılabilmesi için bu sürecin bir an önce tamamlanması gerekiyor&#8221; dedi.</p>
<p>Toplantıda emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, Prof. Dr. Burhanettin Can ve Avukat Hasan Faik Tunalı&#8217;nın oluşturduğu İGİAD Anayasa Çalışma Grubu tarafından hazırlanan &#8221;Yeni anayasada usul ve esaslara dair görüş ve öneriler&#8221; başlıklı rapor Reşat Petek tarafından açıklandı.</p>
<p>Petek, Türkiye&#8217;de sivil bir anayasaya demokratik yoldan katkıda bulunmak amacıyla bu çalışmayı yaptıklarını, toplumun taleplerine uygun bir anayasa taslağı hazırlamadıklarını, çalışmada sadece talepleri ortaya koyduklarını söyledi.</p>
<p>Anayasanın hazırlanmasında temel yaklaşımın ne olması gerektiği yönünde görüşleri hazırlarken en çok üzerinde durulan 1. madde olduğunu belirten Petek, bu konudaki taleplerini şöyle sıraladı:</p>
<p>&#8221;Meclis siyasi bir karar alarak yeni anayasa yapım sürecini başlatmalı. Bu kararla meclis uhdesine kurucu meclis yetkisini de aldığını ilan etmelidir. 27 Mayıs darbecileri 1961 anayasasını hazırlarken 1924 Anayasasından hiçbir konuda referans almadılar.</p>
<p>Bir darbe arkasından eski anayasa çöp sepetine atıldı, yenisi yapıldı. 1982 anayasasının yapılma sürecinde de 1961 anayasasının nasıl değiştirileceği konusundaki hükümleri dikkate alınmadı, emir ve talimatla 1982 Anayasası hazırlandı.</p>
<p><span id="more-1213"></span>Türkiye tarihinde ilk defa milletin talepleri toplanmak suretiyle bir toplumsal sözleşmeye imza atılacak. Tamamen demokratik süreç içinde bir anayasa hazırlanması amaçlanıyor.</p>
<p>Hedef 1982 Anayasasının değiştirilmesi değil, yeni anayasa yapılmasıdır. Bu nedenle 1982 Anayasasının hiçbir maddesi referans alınmamalı, değiştirilemez maddeler konusu bu gerekçeyle tartışma dışı bırakılmalıdır.</p>
<p>Sürecin başlangıcı hukuki değil, 12 Haziran seçimleri ve sonuçlarına atfen Meclis&#8217;in alacağı siyasi karara bağlı fiili bir başlangıç olmalıdır. Meclis geri dönüşü olmayan bir yola girdiğini, sivil, demokratik, çoğulcu, katılımcı bir anaya yapmaktan başka yolu olmadığını kamuoyuna ilan etmelidir.&#8221;</p>
<p><strong>&#8221;Yeni anayasa değişmez maddeleri içermemeli&#8221;</strong></p>
<p>Petek, İGİAD&#8217;ın yeni anayasa önerisinde, insanların doğuştan var olan özgürlüklerini kullanabilmesini sağlamak üzere farklılıklarıyla bir arada barış içinde yaşamayı sağlayacak, şeffaf, katılımcı ve çoğulcu bir yaklaşım esas alınması gereğinin vurgulandığını belirterek, önerilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8221;Devletin temel görevi, bireyin ve toplumun sağlık huzur ve refahı gerçekleştirilmesi, yoksulluğun önlenmesi, sosyal adaletin sağlanması, insan temel hak ve özgürlük taleplerindeki tercihlerine saygı gösterilmesidir.</p>
<p>Yeni anayasa değişmez maddeler içermemeli, toplumun özgür iradesi ile yenisini ve daha iyisini yapma yolu kapatılmamalıdır. Yeni anayasa kısa olmalı, muğlak ve farklı yorumlamalara neden olabilecek kavramlar kullanılmamalıdır.&#8221;</p>
<p><strong>Usul yönünden öneriler</strong></p>
<p>Reşat Petek, siyasi, hukuki ve toplumsal meşruiyet için esastan önce usulün geldiği unutulmaması gerektiği vurgulanan yeni anayasa önerisinde ısmarlama, dayatma, vesayet anlayışına karşı, milletin kendi anayasasını kendisinin yapma hakkı olduğu sık sık vurgulanarak görüş ve öneriler toplanması gerektiğini kaydetti.</p>
<p>Toplumsal taleplerin oluşması, dillendirilmesi, toplanmasının önünün açılması, her bireyin bu sürece mümkün olduğunca katılımının sağlanması, bu amaçla uygun araçlar, iletişim ve imkanlar sağlanması, görüş bildirenlere cevap verilmesi gerektiğinin öneriler arasında yer aldığını ifade eden Petek, usullere ilişkin raporda dile getirilen taleplere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8221;Talep bildiren vatandaşların soruşturulma endişesinden emin olarak özgürce düşüncelerini bildirebilmeleri için anayasa yapım sürecinde yazdıkları, söyledikleri ve yetkili makamlara bildirdikleri görüş ve düşüncelerinden dolayı milletvekili dokunulmazlığı gibi sorumsuz tutulacakları yasal düzenleme öncelikle yapılmalıdır.</p>
<p>Siyasi partiler, üniversiteler, STK&#8217;lar ve bireylerin talepleri toplanmalı. Ortak talepler, karşıt talepler, birbirine yakın ve uzak istekler analiz edilmeli.</p>
<p>TBMM&#8217;nin oluşturacağı komisyonda talepler hukuki metne dönüştürülmeli ve TBMM&#8217;nin onayına sunulmalı. Meclis&#8217;in kabulü yeterli görülmemeli ve mutlaka halkın onayına sunulmalı.&#8221;</p>
<p><strong>&#8221;Laiklik kavramı anayasada yer almamalı&#8221;</strong></p>
<p>Reşat Petek, öneriler arasında devletin eşit vatandaşlık, adalet ilkelerini benimsemesi, özgürlük ve toplumsal taleplerin geçerli-geçersiz olarak niteleme yetkisinin devlete verilmemesi gerektiğinin vurgulandığını, özgürlüklerin esas olması, istisnai hallerde özgürlüklerin sınırlanmasında ise evrensel ilkelerin dikkate alınması gerektiğini kaydetti.</p>
<p>Anayasada ve yasalarda açık olarak başörtüsü ve kıyafet yasağı olmadığı halde fiili durum yaratılarak insanların eğitim özgürlüğünden mahrum bırakıldığını dile getiren Petek, şu önerilerin yeni anayasada yer alması gerektiğini söyledi:</p>
<p>&#8221;Devletin dinler ve inançlar karşısında tarafsız davranması, inanç, din ve ibadet özgürlüklerini güvence altına alması, din ve inanç alanını tanımlamaya kalkmaması esas alınmalıdır. İstismara ve keyfi yorumlara neden olan laiklik kavramı anayasada yer almamalı, onun yerine tanımı yer almalıdır.</p>
<p>Bu, Türkiye&#8217;de laikliğin laikçilik olarak çarpıtılarak inananlara bir baskı aracı olarak kullanılması göz önüne alındığında muğlak tanımsız bir kavram olarak ortaya çıktığı içindir. Din ve inanç özgürlüğü, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, açıkça veya özel tarzda ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içermelidir. AİHS hükümleri bu konuda örnek alınabilir. Tüm devlet organlarının, toplumun belirleyeceği anayasa ve hukuk kurallarına bağlı hareket etme zorunluluğu olmalıdır.&#8221;</p>
<p><strong>&#8221;Hesap verebilirlik her kurum için gerekli&#8221;</strong></p>
<p>İnsan onuru temel hak ve hürriyetlerinin anayasada teminat altına alınması, bu hakların kısıtlanamaz, geriye alınamaz ve değiştirilemez olduğunun yeni anayasa yer alması gerektiğini ifade eden Petek, &#8221;Evrensel kabul gören temel haklar bağlamında can, mal, nesil, akıl ve din emniyetinin sağlanması esas alınmalıdır.</p>
<p>Devletin tüm kurumsal yapılanması demokratik katılım ve temsile dayanmalıdır. Kuvvetler ayrılığı sistemi etkinleştirilmeli, kuvvetlerin oluşumunda demokratik talep ve katılım etkin olmalı, hesap verebilirlik ve denetim her kurum ve erk için gereklidir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8221;Kılık kıyafet kamuda çalışma engeli olmamalı, resmi dil Türkçe olmalı&#8221;</strong></p>
<p>Petek, tüm devlet kurumlarında (ordu ve yargı dahil) herkesin kendi kimliği ve yaşam tercihleriyle görev üstlenmesinin sağlanması gerektiğine işaret ederek, &#8221;İnanç, ırk, dil, kılık kıyafet kamuda çalışma engeli olmamalıdır.</p>
<p>Tüm kuruluşların hesap verebilirlik ilkesi çerçevesinde çalışması sağlanmalıdır. Yetki ve sorumlulukların belirlenmesinde boşluk bırakılmamalıdır. Anne ve babanın kendi inançlarına uygun olarak çocuğuna dini eğitim verme ve aldırma hakkı olmalıdır. Resmi dil Türkçe olmalı ve isteğe bağlı olarak ana dilde eğitim sağlanmalıdır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8221;Parlamenter sistem ve kuvvetler ayrılığı ilkesi devam etmeli&#8221;</strong></p>
<p>Petek, Meclis&#8217;in tüm devlet organları üzerinde ayrımsız kontrol ve denetim yetkisi olması, halkın doğrudan kanun yapma süreçlerine katılımı, denetim hakkı ve yetkisinin de Anayasa ile sağlanması ve belirli imza sayısına ulaşıldığında halkın doğrudan yasaların yapımı ve değiştirilmesinde yetki sahibi olmasının sağlanmasını da önerdiklerini belirterek, anayasadaki yetkili organlara ilişkin şu önerileri açıkladı:</p>
<p>&#8221;Darbe anayasalarının vesayet için oluşturdukları yetkili anayasal organlara¨yeni anayasada yer verilmemeli, bu konular yasal düzenlemelere terk edilmelidir. Milli Güvenlik Kurulu, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurulu, RTÜK, YÖK, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Askeri Mahkemeler anayasal statüden çıkarılmalıdır.</p>
<p>Milli Güvenlik Kurulu, Yüksek Askeri Şura, YÖK gibi kurul ve kurumların anayasada yer alması bu konularda ihtiyaca göre düzenleme yapılmasını zorlaştırmaktadır. Bu kurumlar da yasal düzenlemelere bırakılmalıdır. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmelidir.</p>
<p>Parlamenter sistem ve kuvvetler ayrılığı ilkesi devam etmelidir. Halkın temsilinde adalet sağlanmalı. Bu amaçla seçim barajı kaldırılmalıdır. Bir zamanlar gündeme getirilip tartışılan Türkiye Milletvekilliği sistemi getirilmelidir.</p>
<p>Siyasi Partilerin demokratik ve katılımcı biçimde yapılandırılması ilkesi benimsenmeli, detayları Siyasi Partiler Kanununda düzenlenmelidir. Yerel yönetimler güçlendirilmelidir. Türk Silahlı Kuvvetleri ayrı bir erk olmamalı ve Milli Savunma Bakanlığına bağlanmalıdır.</p>
<p>Askeri personel için ayrıcalıklar olamayacağı, herkesin kanun önünde eşit olacağı bir sistemin ana ilkeleri anayasada yer almalıdır. Yargı birliği sağlanmalıdır.</p>
<p>Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmalıdır. Askeri Mahkemeler ise yargı birliği içinde sivil hukukçu hâkimlerden oluşan disiplin suçlarına bakmakla görevli mahkemelere dönüştürülmelidir.&#8221;</p>
<p>Petek, bu önerilerini, ilgili tüm birimlere göndereceklerini belirterek, tüm siyasi partilerin bu fırsatı kaçırmaması temennisinde bulundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resatpetek.net/igiad-kurucu-meclisligini-ilan-etmeli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İGİAD&#8217;dan anayasa raporu</title>
		<link>http://www.resatpetek.net/igiaddan-anayasa-raporu</link>
		<comments>http://www.resatpetek.net/igiaddan-anayasa-raporu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 22:58:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resatpetek.net/?p=1210</guid>
		<description><![CDATA[[Dünya Bülteni] İGİAD, Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Av. Reşat Petek başkanlığındaki heyet tarafından hazırlanan anayasa değişiklik önerisini düzenlediği basın duyurusu ile kamuoyuna sundu. Dünya Bülteni/ Haber Merkezi İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD), Meclis&#8217;in siyasi bir karar alarak yeni anayasa yapım sürecini başlatması ve bu kararla kurucu meclis yetkisini de aldığını ilan etmesi gerektiğini açıkladı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&amp;ArticleID=193916">[Dünya Bülteni]</a></p>
<p><img class="alignleft" title="İGİAD'dan anayasa raporu" src="http://www.dunyabulteni.net/resim/250x190/2012/01/23/igiad-anayasa.JPG" alt="İGİAD'dan anayasa raporu" width="310" height="252" /></p>
<h4>İGİAD, Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Av. Reşat Petek başkanlığındaki heyet tarafından hazırlanan anayasa değişiklik önerisini düzenlediği basın duyurusu ile kamuoyuna sundu.</h4>
<p><strong>Dünya Bülteni/ Haber Merkezi</strong></p>
<p>İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD), Meclis&#8217;in siyasi bir karar alarak yeni anayasa yapım sürecini başlatması ve bu kararla kurucu meclis yetkisini de aldığını ilan etmesi gerektiğini açıkladı.</p>
<p>İGİAD, anayasa değişiklik önerisini ve İstanbul Ticaret Odası ile birlikte yaptığı Türkiye&#8217;de İş Ortaklıkları Araştırmasının sonuçlarını, Sepetçiler Kasrı&#8217;nda düzenlenen basın toplantısında açıkladı.</p>
<p>Toplantıda konuşan İGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Alkan, sosyal sorumluluk çerçevesinde Anayasa yapım sürecine katkıda bulunmak için böyle bir girişimde bulunduklarını belirterek, &#8221;Yeni anayasa süreci iş adamlarını da yakından ilgilendiriyor. İş dünyasının ve girişimcilerin önünün açılabilmesi için bu sürecin bir an önce tamamlanması gerekiyor&#8221; dedi.</p>
<p>Toplantıda emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, Prof. Dr. Burhanettin Can ve Avukat Hasan Faik Tunalı&#8217;nın oluşturduğu İGİAD Anayasa Çalışma Grubu tarafından hazırlanan &#8221;Yeni anayasada usul ve esaslara dair görüş ve öneriler&#8221; başlıklı rapor Reşat Petek tarafından açıklandı.</p>
<p>Petek, Türkiye&#8217;de sivil bir anayasaya demokratik yoldan katkıda bulunmak amacıyla bu çalışmayı yaptıklarını, toplumun taleplerine uygun bir anayasa taslağı hazırlamadıklarını, çalışmada sadece talepleri ortaya koyduklarını söyledi.</p>
<p>Anayasanın hazırlanmasında temel yaklaşımın ne olması gerektiği yönünde görüşleri hazırlarken en çok üzerinde durulan 1. madde olduğunu belirten Petek, bu konudaki taleplerini şöyle sıraladı:</p>
<p>&#8221;Meclis siyasi bir karar alarak yeni anayasa yapım sürecini başlatmalı. Bu kararla meclis uhdesine kurucu meclis yetkisini de aldığını ilan etmelidir. 27 Mayıs darbecileri 1961 anayasasını hazırlarken 1924 Anayasasından hiçbir konuda referans almadılar. Bir darbe arkasından eski anayasa çöp sepetine atıldı, yenisi yapıldı. 1982 anayasasının yapılma sürecinde de 1961 anayasasının nasıl değiştirileceği konusundaki hükümleri dikkate alınmadı, emir ve talimatla 1982 Anayasası hazırlandı. Türkiye tarihinde ilk defa milletin talepleri toplanmak suretiyle bir toplumsal sözleşmeye imza atılacak. Tamamen demokratik süreç içinde bir anayasa hazırlanması amaçlanıyor.</p>
<p>Hedef 1982 Anayasasının değiştirilmesi değil, yeni anayasa yapılmasıdır. Bu nedenle 1982 Anayasasının hiçbir maddesi referans alınmamalı, değiştirilemez maddeler konusu bu gerekçeyle tartışma dışı bırakılmalıdır. Sürecin başlangıcı hukuki değil, 12 Haziran seçimleri ve sonuçlarına atfen Meclis&#8217;in alacağı siyasi karara bağlı fiili bir başlangıç olmalıdır. Meclis geri dönüşü olmayan bir yola girdiğini, sivil, demokratik, çoğulcu, katılımcı bir anaya yapmaktan başka yolu olmadığını kamuoyuna ilan etmelidir.&#8221;</p>
<p><span id="more-1210"></span></p>
<p><strong>&#8221;YENİ ANAYASA DEĞİŞMEZ MADDELERİ İÇERMEMELİ&#8217;<br />
</strong></p>
<p>Petek, İGİAD&#8217;ın yeni anayasa önerisinde, insanların doğuştan var olan özgürlüklerini kullanabilmesini sağlamak üzere farklılıklarıyla bir arada barış içinde yaşamayı sağlayacak, şeffaf, katılımcı ve çoğulcu bir yaklaşım esas alınması gereğinin vurgulandığını belirterek, önerilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8221;Devletin temel görevi, bireyin ve toplumun sağlık huzur ve refahı gerçekleştirilmesi, yoksulluğun önlenmesi, sosyal adaletin sağlanması, insan temel hak ve özgürlük taleplerindeki tercihlerine saygı gösterilmesidir.</p>
<p>Yeni anayasa değişmez maddeler içermemeli, toplumun özgür iradesi ile yenisini ve daha iyisini yapma yolu kapatılmamalıdır. Yeni anayasa kısa olmalı, muğlak ve farklı yorumlamalara neden olabilecek kavramlar kullanılmamalıdır.&#8221;</p>
<p><strong>USUL YÖNÜNDEN ÖNERİLER</strong></p>
<p>Reşat Petek, siyasi, hukuki ve toplumsal meşruiyet için esastan önce usulün geldiği unutulmaması gerektiği vurgulanan yeni anayasa önerisinde ısmarlama, dayatma, vesayet anlayışına karşı, milletin kendi anayasasını kendisinin yapma hakkı olduğu sık sık vurgulanarak görüş ve öneriler toplanması gerektiğini kaydetti.</p>
<p>Toplumsal taleplerin oluşması, dillendirilmesi, toplanmasının önünün açılması, her bireyin bu sürece mümkün olduğunca katılımının sağlanması, bu amaçla uygun araçlar, iletişim ve imkanlar sağlanması, görüş bildirenlere cevap verilmesi gerektiğinin öneriler arasında yer aldığını ifade eden Petek, usullere ilişkin raporda dile getirilen taleplere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8221;Talep bildiren vatandaşların soruşturulma endişesinden emin olarak özgürce düşüncelerini bildirebilmeleri için anayasa yapım sürecinde yazdıkları, söyledikleri ve yetkili makamlara bildirdikleri görüş ve düşüncelerinden dolayı milletvekili dokunulmazlığı gibi sorumsuz tutulacakları yasal düzenleme öncelikle yapılmalıdır.</p>
<p>Siyasi partiler, üniversiteler, STK&#8217;lar ve bireylerin talepleri toplanmalı. Ortak talepler, karşıt talepler, birbirine yakın ve uzak istekler analiz edilmeli.</p>
<p>TBMM&#8217;nin oluşturacağı komisyonda talepler hukuki metne dönüştürülmeli ve TBMM&#8217;nin onayına sunulmalı. Meclis&#8217;in kabulü yeterli görülmemeli ve mutlaka halkın onayına sunulmalı.&#8221;</p>
<p><strong>&#8221;LAİKLİK KAVRAMI ANAYASADA YER ALMAMALI&#8221;</strong></p>
<p>Reşat Petek, öneriler arasında devletin eşit vatandaşlık, adalet ilkelerini benimsemesi, özgürlük ve toplumsal taleplerin geçerli-geçersiz olarak niteleme yetkisinin devlete verilmemesi gerektiğinin vurgulandığını, özgürlüklerin esas olması, istisnai hallerde özgürlüklerin sınırlanmasında ise evrensel ilkelerin dikkate alınması gerektiğini kaydetti.</p>
<p>Anayasada ve yasalarda açık olarak başörtüsü ve kıyafet yasağı olmadığı halde fiili durum yaratılarak insanların eğitim özgürlüğünden mahrum bırakıldığını dile getiren Petek, şu önerilerin yeni anayasada yer alması gerektiğini söyledi:</p>
<p>&#8221;Devletin dinler ve inançlar karşısında tarafsız davranması, inanç, din ve ibadet özgürlüklerini güvence altına alması, din ve inanç alanını tanımlamaya kalkmaması esas alınmalıdır. İstismara ve keyfi yorumlara neden olan laiklik kavramı anayasada yer almamalı, onun yerine tanımı yer almalıdır.</p>
<p>Bu, Türkiye&#8217;de laikliğin laikçilik olarak çarpıtılarak inananlara bir baskı aracı olarak kullanılması göz önüne alındığında muğlak tanımsız bir kavram olarak ortaya çıktığı içindir. Din ve inanç özgürlüğü, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, açıkça veya özel tarzda ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içermelidir. AİHS hükümleri bu konuda örnek alınabilir. Tüm devlet organlarının, toplumun belirleyeceği anayasa ve hukuk kurallarına bağlı hareket etme zorunluluğu olmalıdır.&#8221;</p>
<p><strong>&#8221;HESAP VEREBİLİRLİK HER KURUM İÇİN GEREKLİ&#8221;</strong></p>
<p>İnsan onuru temel hak ve hürriyetlerinin anayasada teminat altına alınması, bu hakların kısıtlanamaz, geriye alınamaz ve değiştirilemez olduğunun yeni anayasa yer alması gerektiğini ifade eden Petek, &#8221;Evrensel kabul gören temel haklar bağlamında can, mal, nesil, akıl ve din emniyetinin sağlanması esas alınmalıdır. Devletin tüm kurumsal yapılanması demokratik katılım ve temsile dayanmalıdır. Kuvvetler ayrılığı sistemi etkinleştirilmeli, kuvvetlerin oluşumunda demokratik talep ve katılım etkin olmalı, hesap verebilirlik ve denetim her kurum ve erk için gereklidir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8221;KILIK KIYAFET KAMUDA ÇALIŞMA ENGELİ OLMAMALI, RESMİ DİL TÜRKÇE OLMALI&#8221;</strong></p>
<p>Petek, tüm devlet kurumlarında (ordu ve yargı dahil) herkesin kendi kimliği ve yaşam tercihleriyle görev üstlenmesinin sağlanması gerektiğine işaret ederek, &#8221;İnanç, ırk, dil, kılık kıyafet kamuda çalışma engeli olmamalıdır. Tüm kuruluşların hesap verebilirlik ilkesi çerçevesinde çalışması sağlanmalıdır. Yetki ve sorumlulukların belirlenmesinde boşluk bırakılmamalıdır. Anne ve babanın kendi inançlarına uygun olarak çocuğuna dini eğitim verme ve aldırma hakkı olmalıdır. Resmi dil Türkçe olmalı ve isteğe bağlı olarak ana dilde eğitim sağlanmalıdır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8221;PARLAMENTER SİSTEM VE KUVVETLER AYRILIĞI İLKESİ DEVAM ETMELİ&#8221;</strong></p>
<p>Petek, Meclis&#8217;in tüm devlet organları üzerinde ayrımsız kontrol ve denetim yetkisi olması, halkın doğrudan kanun yapma süreçlerine katılımı, denetim hakkı ve yetkisinin de Anayasa ile sağlanması ve belirli imza sayısına ulaşıldığında halkın doğrudan yasaların yapımı ve değiştirilmesinde yetki sahibi olmasının sağlanmasını da önerdiklerini belirterek, anayasadaki yetkili organlara ilişkin şu önerileri açıkladı:</p>
<p>&#8221;Darbe anayasalarının vesayet için oluşturdukları yetkili anayasal organlara¨yeni anayasada yer verilmemeli, bu konular yasal düzenlemelere terk edilmelidir. Milli Güvenlik Kurulu, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurulu, RTÜK, YÖK, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Askeri Mahkemeler anayasal statüden çıkarılmalıdır. Milli Güvenlik Kurulu, Yüksek Askeri Şura, YÖK gibi kurul ve kurumların anayasada yer alması bu konularda ihtiyaca göre düzenleme yapılmasını zorlaştırmaktadır. Bu kurumlar da yasal düzenlemelere bırakılmalıdır. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmelidir. Parlamenter sistem ve kuvvetler ayrılığı ilkesi devam etmelidir. Halkın temsilinde adalet sağlanmalı. Bu amaçla seçim barajı kaldırılmalıdır. Bir zamanlar gündeme getirilip tartışılan Türkiye Milletvekilliği sistemi getirilmelidir. Siyasi Partilerin demokratik ve katılımcı biçimde yapılandırılması ilkesi benimsenmeli, detayları Siyasi Partiler Kanununda düzenlenmelidir. Yerel yönetimler güçlendirilmelidir. Türk Silahlı Kuvvetleri ayrı bir erk olmamalı ve Milli Savunma Bakanlığına bağlanmalıdır. Askeri personel için ayrıcalıklar olamayacağı, herkesin kanun önünde eşit olacağı bir sistemin ana ilkeleri anayasada yer almalıdır. Yargı birliği sağlanmalıdır. Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmalıdır. Askeri Mahkemeler ise yargı birliği içinde sivil hukukçu hâkimlerden oluşan disiplin suçlarına bakmakla görevli mahkemelere dönüştürülmelidir.&#8221;</p>
<p>Petek, bu önerilerini, ilgili tüm birimlere göndereceklerini belirterek, tüm siyasi partilerin bu fırsatı kaçırmaması temennisinde bulundu.</p>
<p><strong>TÜRKİYE&#8217;DE İŞ ORTAKLIKLARI: DURUM / ÇÖZÜM / ÖNERİLER</strong></p>
<p>Reşat Petek&#8217;in ardından İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim üyesi Dr. Lütfi Sunar, İTO İstanbul Ticaret Odası ile İGİAD İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği&#8217;nin birlikte yapmış olduğu İş Ortaklıkları araştırma sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Türk iş alemi için büyük önem arz eden konuda ilk defa böyle bir araştırma yapıldı. Yapısal sorunlarını tespit etmek ve çözüm önerileri sunmak amacıyla 10 ilde 50 iş adamıyla yüz yüze görüşmeye dayalı bir araştırma yaptıklarını belirten Sunar, ortaklıklarını etkileyen tarihsel kurumsal ve bilimsel etkenleri tespit ederek bir analiz yaptıklarını anlattı.</p>
<p>Sunar, günümüzde iktisadi hayatın şirketler etrafında şekillendiğini, şirketlerin becerileri ve başarıları bir ülkenin iktisadi durumunda önemli bir yere sahip olduğunu, şirketlerin sağlıklı ortaklıklar etrafında uzun ömürlü olması iktisadi gelişmeye ve istikrara ciddi katkılar sağladığını belirtti. Bu açıdan bakıldığında Türkiye&#8217;de iş ortaklıkları konusunda pek çok sorunun mevcut olduğunu dile getiren Sunar, Türkiye&#8217;de ortaklıkların gelişimi için kültürel bir engel bulunmadığının altını çizdi.</p>
<p>Sunar, iş ortaklıkları konusunun Türkiye&#8217;nin muzdarip olduğu bir konu olduğunu, mevcut şirketlerin yüzde 90&#8242;ının KOBİ ve bunların büyük kısmının da aile şirketi olduğu Türkiye&#8217;de ortaklıkların uzun süreli yürütülemediğini kaydetti.</p>
<p><strong>ORTAKLIĞI ETKİLEYEN 3 ETKEN</strong></p>
<p>Sunar, iş ortaklıklarını etkileyen 3 etken bulunduğunu belirterek, araştırma bulgularına ilişkin bilgiler verdi. İktisadi yapı ortaklıkların kurulması ve gelişimi üzerinde önemli etkilere sahip olduğunu belirten Sunar, evvela iktisadi serbestlik belirleyici bir öneme sahip olduğunu, büyüme ve enflasyon gibi makro verilerin iktisadi istikrar ve kayıt dışılık gibi yapısal durumların ortaklıklar üzerinde etkili olduğunu dile getirdi. Özellikle Türkiye&#8217;de iktisadi büyümenin hızlı olduğu dönemlerde ortaklıkların da geliştiği görülmektedir.</p>
<p><strong>PARA VE SERMAYE PİYASALARININ GELİŞİMİ</strong></p>
<p>Sunar, para ve sermaye piyasalarının gelişiminin ortaklıkların gelişimi açısından önemli olduğunu, Türkiye&#8217;de şirketlerin gelişimi açısından genel bir sermaye sıkıntısı bulunduğunu belirtti.</p>
<p>Şirketlerin gelişimi açısından dış fonların kullanılabilir olması için iyi işleyen bir bankacılık ve sermaye piyasaları sistemi gerektiğine işaret eden Sunar, Türkiye&#8217;de sermaye piyasalarının gelişmesinin ortaklıkların gelişimini sağlamak bakımından yeterli olmadığını, son zamanlarda özendirilmekle birlikte borsaya açılmanın halen münferit kaldığını, hisseleri dolaşımda olan şirketlerin, çok küçük bir kısmını halka açtıklarını dile getirdi. Sunar, kurumsallaşmış ortaklıların gelişmesi için sermaye piyasasının derinleşmesi ve genişlemesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Hukuk sisteminin gelişiminin de ortaklıklar üzerinde yakın etkilere sahip olduğunu, hukukun ortaklıkları özendiren bir içeriğe sahip olmasının yanı sıra tutarlı bir biçimde ve gereken hızda uygulanması ortaklıkların gelişimi için gereken formel zemini hazırladığını anlatan Sunar, hukukun yavaş işlemesinin bazen sözleşmeyi anlamsız kıldığını ve böylece ortaklıklar için hayati olan sözleşme şartının ihmal edilebilir hale geldiğini kaydetti.</p>
<p>Sunar, ortaklığı etkileyen en önemli dahili etkenlerin işin ölçeği ve sektörü olduğunu, küçük ölçekli işlerde ortaklıkların genellikle şahsi ilişkiler çerçevesinde gerçekleştiğini, ölçek büyüdükçe kurumsallık ihtiyacı belirginleşerek, ortaklıkların daha formel bir zemine kavuştuğunu söyledi.</p>
<p><strong>ORTAKLIĞIN EN KOLAY OLDUĞU SEKTÖRLER</strong></p>
<p>Sektörün de ortaklığın gelişimi ve sürekliliğini etkilediğini, süreçlendirmeye ve iş bölümüne yatkın olan sektörlerde ortaklıkların daha kolay kurulduğunu dile getiren Sunar, ortaklığa uygunluk bakımından sektörleri inşaat, sanayi, hizmet ve tarım olarak sıraladı.</p>
<p><strong>&#8221;TÜRKİYE&#8217;DE ORTAKLIKLAR KURUMSAL DEĞİL İLİŞKİYE DAYALI&#8221;</strong></p>
<p>Dr. Lütfi Sunar, Türkiye&#8217;de kurumsallaşmış örnekler dışında ortaklığın genellikle kurumsal bir yapı olarak düşünülmediğini, genellikle ilişkiye dayalı bir olgu olarak görüldüğünü kaydetti.</p>
<p>Sunar, &#8221;Ortaklık kurulduğunda kişilerin ilişkilerini aşan kurumsal bir alanın şekillendiği genellikle anlaşılmamaktadır. Ortaklık kişisel alanın bir uzantısı gibi görülmekte, servet ile sermaye, kişisel varlıklar ile şirket muhasebesi birbirinden ayrıştırılmamaktadır. Dolayısıyla belirli bir ölçeğin altındaki ortaklıklar genellikle kurumsal bir yapıya kavuşup, kuruculardan bağımsız bir varlık kazanamamaktadır. Kurumsallaşmanın, işteki şahsileşmeyi ortadan kaldırarak işin sürekliliğinin sağlanması bakımından önemli açılımlar yapacağı ve dolayısıyla ortaklık üzerinde olumlu etkiler oluşturacağı öngörülmektedir. Bunun için iş bölümünün gerçekleştirilmesi, görevlendirmelerin net bir biçimde yapılması ve toplantıların vaktinde ve kayıtlı bir biçimde yapılması, muhasebe ve finans sisteminin kayıtlı, disiplinli ve şeffaf olması önem arz etmektedir&#8221; tespitlerini dile getirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resatpetek.net/igiaddan-anayasa-raporu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vesayet Demokrasi ve Yeni Anayasa</title>
		<link>http://www.resatpetek.net/vesayet-demokrasi-ve-yeni-anayasa</link>
		<comments>http://www.resatpetek.net/vesayet-demokrasi-ve-yeni-anayasa#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 22:47:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resatpetek.net/?p=1207</guid>
		<description><![CDATA[[LiveHaber.com] Elazığ&#8217;da &#8216;Vesayet Demokrasi ve Yeni Anayasa&#8217; konulu konferans gerçekleştirildi. Konferansa Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek konuşmacı olarak katıldı. ELAZIĞ - Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Kadın Girişimciler Kurulu ve Fırat Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği tarafından düzenlenen &#8216;Vesayet Demokrasi ve Yeni Anayasa&#8217; konulu konferans gerçekleştirildi. Konferansa Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek konuşmacı olarak katıldı. Elazığ TSO [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.livehaber.com/haber-489-Vesayet-Demokrasi-ve-Yeni-Anayasa.html">[LiveHaber.com]</a></p>
<p><img class="image alignleft" src="http://www.livehaber.com/images_up/Vesayet-Demokrasi-ve-Yeni-Anayasa-9511435.jpg" alt="Vesayet Demokrasi ve Yeni Anayasa" width="300" height="199" align="left" /><strong>Elazığ&#8217;da &#8216;Vesayet Demokrasi ve Yeni Anayasa&#8217; konulu konferans gerçekleştirildi. Konferansa Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek konuşmacı olarak katıldı.</strong></p>
<p><strong>ELAZIĞ</strong> - Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Kadın Girişimciler Kurulu ve Fırat Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği tarafından düzenlenen &#8216;Vesayet Demokrasi ve Yeni Anayasa&#8217; konulu konferans gerçekleştirildi. Konferansa Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek konuşmacı olarak katıldı.</p>
<p>Elazığ TSO Başkanı Ali Şekerdağ, mevcut anayasanın artık toplumun ihtiyacını karşılayamadığını, bu sebeple tüm toplumu rahatlatan bir Anayasa beklentisi içerisinde olduklarını söyledi.</p>
<p>İnsanın huzur ve mutluluğunun her şeyin üzerinde olduğunu ifade eden Petek, devletin insanların mutluluğu için var olduğunu, dolaysı ile herkesi mutlu eden bir anayasaya ihtiyaç bulunduğunu söyledi. 1961 ve 1982 Anayasa&#8217;larının hazırlanmasında milletin rolünün olmadığını, bunların darbe sonucu dayatmalarla anayasalar olduklarını belirten Petek, milletin taleplerinin yeni anayasa hazırlarken dikkate alınması gerektiğini vurguladı.<strong> </strong></p>
<p><strong>(Harun Kırmızıtoprak -İLKHA)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resatpetek.net/vesayet-demokrasi-ve-yeni-anayasa/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hukukun Üstünlüğü Mü, Üstünlerin Hukuku Mu?</title>
		<link>http://www.resatpetek.net/hukukun-ustunlugu-mu-ustunlerin-hukuku-mu</link>
		<comments>http://www.resatpetek.net/hukukun-ustunlugu-mu-ustunlerin-hukuku-mu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 22:19:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resatpetek.net/?p=1204</guid>
		<description><![CDATA[[DoğruHaber.com.tr] Geçmişte hukuk tanımayan, yargıyı arkabahçesi olarak görenler ve üstünlerin hukuku anlayışıyla kişiye özel hukuk işletenler bugünkü hukuk için veryansın ediyor. Adeta yaptıkları kendi putlarını yine kendileri yiyorlar İbrahim Toprak / Doğruhaber Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un darbe suçlamasıyla tutuklanması bazı hukuk ve yasal tartışmaları da beraberinde getirdi. Bazı kesimler Başbuğ’un Özel yetkili Ağır Ceza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dogruhaber.com.tr/Haber/Hukukun-Ustunlugu-Mu-Ustunlerin-Hukuku-Mu-21787.html">[DoğruHaber.com.tr]</a><img class="DetayHaberResim alignright" src="http://www.dogruhaber.com.tr/image/haber/2012/01/17/Resim_1326794125.jpg" alt="" width="390" height="178" /></p>
<p><strong>Geçmişte hukuk tanımayan, yargıyı arkabahçesi olarak görenler ve üstünlerin hukuku anlayışıyla kişiye özel hukuk işletenler bugünkü hukuk için veryansın ediyor. Adeta yaptıkları kendi putlarını yine kendileri yiyorlar</strong></p>
<div><strong>İbrahim Toprak / Doğruhaber</strong><br />
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un darbe suçlamasıyla tutuklanması bazı hukuk ve yasal tartışmaları da beraberinde getirdi. Bazı kesimler Başbuğ’un Özel yetkili Ağır Ceza Mahkemesinde değil de Yüce divanda yargılanması gerektiğini belirtiyor. Bu tartışmalar da “<strong>birileri hukukun üstünlüğünü değil de üstünlerin hukukunu mu istiyor</strong>” sorusunu akıllara getiriyor. İlker Başbuğ’un tutuklanması ve gelinen noktada yaşanan hukuk tartışmalarını Doğruhaber’e değerlendiren hukukçular, <strong>“Bu sızlanma hukukun üstünlüğünü kabul etmeyenlerin tavrıdır”</strong> dediler.</div>
<div>
<strong>HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ İSTEMİYORLAR</strong><br />
Başbuğ’un tutuklanmasıyla Türkiye’nin farklı bir noktaya geldiğini söyleyen Emekli Savcı Reşat Petek, “<strong>İlker Başbuğ’un tutuklanmasını, üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne, hukuk önünde eşitlik ilkesinin hâkim olmaya başladığı döneme geçiş için önemli bir adım olarak görüyorum</strong>” diye konuştu.</div>
<div>
Halk ve hukuk üstünde vesayeti isteyenlerin bu durumdan rahatsız olduğunu ifade eden Petek, “Bu durumdan rahatsız olanlar var mıdır? Tabii ki var.</div>
<div></div>
<div>Vesayetin devamını isteyenler, Türkiye’de normal yollarla iktidarı elde etme ümidi olmayanlar, halkla aralarında derin uçurumlar oluşturup halkına yabancılaşan kesimler elbette ki bu durumdan memnun değil. Böyle olunca milletin karşısına geçip, ‘herkesin ne suçu varsa hukuk neyi gerektiriyorsa adalete hesabını versin’ diyemiyorlar” dedi.</div>
<div>
Bugün Başbuğ’un tutuklanmasından rahatsız olanların geçmişte yargıyı kendi arka bahçesi olarak gördüğünü söyleyen Petek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anayasa referandumu ve Yargıtay’daki yeni atamalar ve yapılanmalar olmadan önce Yargıtay’ı sanki bir arka bahçe gibi görerek bu şekilde davranan kişiler şimdi diyorlar ki, ‘Başbuğ Anayasa Mahkemesi’nde yargılansın.’  Yani asli yargıda yargılanmasın. Burada Anayasa Mahkemesi’nde yargılansın diyenlerin hukuki bir dayanaklarının olmadığını söylemek istiyorum.”</div>
<div>
<strong><span id="more-1204"></span>28 ŞUBATÇILAR VE E-MUHTIRACILAR DA YARGILANMALI</strong><br />
Kenan Evren’in yargılanma sürecinin başlamasını da değerlendiren Petek, 30 yılda ancak bu noktaya gelindiğini belirtti. 28 Şubat süreci ve 27 Nisan E-Muhtırasını da hatırlatan Petek, “28 Şubatta Batı Çalışma Grubunu, Cumhuriyetçi Çalışma Grubunu kuranların, yönetenlerin hiçbir hukuki dayanağı yoktu.</div>
<div></div>
<div>Ne anayasa tanıdılar, ne kanun tanıdılar, ne hukuk tanıdılar. Bir hukuk devletinde bunların hesabı mutlaka sorulmalıdır.  Ayrıca 27 Nisan bildirisini hazırlayan ve televizyonlara çıkıp ‘ben yazdım’ diyen ve siyasi iktidarı tehdit eder bir üslupla bu bildiriyi yazıp Genelkurmay’ın sitesine koyan Genelkurmay Başkanı da yargılanmalıdır” diye konuştu.</div>
<div>
<strong>DAHA ÖNCE NEREDEYDİNİZ?</strong><br />
“Başbuğ tutuklanmalı mıydı, tutuklanmamalı mıydı?” tartışmalarını değerlendiren Hukukun Üstünlüğü Platformu Başkanı Rıza Saka, bugün İlker Başbuğ tutuklanmasın diyenlerin geçmişte yaşanan adaletsizliklere ses çıkarmadığını belirterek ortaya çıkan çelişkinin altını çizdi. Avukat Saka, “Tutuklama konusu, Türkiye’de daha önceki dönemde de gerçekleşen, maalesef adeta ceza olarak uygulanan, tedbir olmaktan çıkmış bir uygulama haline gelmişti.</div>
<div></div>
<div>Bugün farklı kişiler veya kamuoyu tarafından tanınan, bilinen kişilerin tutuklanmasıyla sanki bu tutuklanma yeni uygulanıyormuş gibi bir hal aldı. Oysa geçtiğimiz dönemlerde mahkemelerimiz tutuklamaları cezaya dönüştürdü diye birçok davada bunu eleştirdik. Bugün bu tutuklamaları eleştirenler geçmişte bunu dikkate almamışlardı. Bu nedenle aslında ifrat tefritten ziyade bence tutuklamalar tedbir olmaktan başka bir yöne gitmemeli” dedi.</div>
<div>
<strong>KİMİN HUKUKU, KİMİN MAHKEMESİ?</strong><br />
Bugün birilerinin “Benim mahkemem senin mahkemen, benim hukukum senin hukukun” şeklinde bir tartışma yürüttüğünü söyleyen Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, bu tartışmaları yapanların vesayetçi bir yaklaşıma sahip olduğunu dile getirdi. Tanrıverdi, “Yüzde 47 oy almış bir partiye kapatma davasının açılması veya TSK içerisinde bir kısım askerin hiç savunmalarının alınmadan, yargılanmadan ordudan atılmaları durumu ortaya çıktığında, tarafsız hukuktan, egemenlerin hukukundan bahsetmeyenlerin, bugün bundan bahsediyor olmaları, benim mağdurum senin mağdurun, benim mahkemem senin mahkemen şeklindeki tartışmaları siyasi olarak görüyorum” dedi.</div>
<div>
<strong>BUGÜN YARGILANANLARIN AĞA BABASI 28 ŞUBATÇILARDIR</strong><br />
Devam eden Ergenekon, Balyoz ve İnternet Andıcı gibi davalardan dolayı yapılan yargılamaların 28 Şubat uzantısı olduğunu vurgulayan Tanrıverdi, “Yani 28 Şubat olmasaydı bunlar olmazdı. Dolayısıyla bugün yargılananların ağa babası 28 Şubatçılardır. Bundan dolayı 28 Şubatçılar da bir an önce yargılanmalı. Ayrıca TSK üzerindeki 28 Şubat vesayeti de ortadan kaldırılmalıdır. Ama unutulmamalı ki emir komuta zinciri içerisinde hukuksuzluklar yapıldı. Ancak önemli olan TSK içerisindeki cuntacıları bulup çıkarmaktır” ifadelerini kullandı.</div>
<div>
<strong>YENİ ANAYASAYLA VESAYET ORTADAN KALDIRILMALI</strong><br />
28 Şubattan sonra ciddi bir kadrolaşmanın yaşandığını belirten Tanrıverdi, bu kadroların hala iş başında olduğunun altını çizdi. Başbuğ’un Ağır ceza mahkemesi yerine Yüce Divanda yargılanması isteğinin de bu kadrolaşmadan kaynaklandığını dile getiren Tanrıverdi, “Bugün askeri vesayetin oluşmasına neden olan yasal mevzuat, ideolojik kadrolaşma ve istikrarsızlık yeni Anayasa ile değiştirilmeli.</div>
<div></div>
<div>Bugün yasal dayanaklar mevzuatta hala duruyor. Kadrolaşma da duruyor, hala kırılmadı. Ancak ülkede istikrar olduğu için bu vesayeti uygulayamıyorlar. Eğer istikrar bozulursa değişmeyen mevzuat ve kadrolaşma nedeniyle yeni başa dönme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağız” şeklinde konuştu.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resatpetek.net/hukukun-ustunlugu-mu-ustunlerin-hukuku-mu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘Neden Yeni Anayasa’ Sorusuna Cevap Arandı</title>
		<link>http://www.resatpetek.net/neden-yeni-anayasa-sorusuna-cevap-arandi</link>
		<comments>http://www.resatpetek.net/neden-yeni-anayasa-sorusuna-cevap-arandi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 19:50:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resatpetek.net/?p=1199</guid>
		<description><![CDATA[[Beynet] BEKVA’nın ikinci toplantısına katılan uzmanlar, siyasi partilerin uzlaşarak hazırlayacağı yeni anayasanın, yaşanan sorunları gidereceğine işaret ettiler… Başkanlığını Beylikdüzü Belediye Başkanı Yusuf Uzun’un yaptığı Beylikdüzü Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı’nın (BEKVA) düzenlediği ‘Beylikdüzü Sohbetleri’nin ikincisi yapıldı. Plan ve Proje Müdürlüğü Konferans Salonu’ndaki toplantıya Doç. Dr. Osman Can ve Emekli Başsavcı Reşat Petek, konuşmacı olarak katıldı. Konuşmacılar katılımcılara, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.beynet.com/haber/18986/%E2%80%98Neden-Yeni-Anayasa-Sorusuna-Cevap-Arandi.html">[Beynet]</a></p>
<p><strong>BEKVA’nın ikinci toplantısına katılan uzmanlar, siyasi partilerin uzlaşarak hazırlayacağı yeni anayasanın, yaşanan sorunları gidereceğine işaret ettiler…</strong></p>
<p><strong></strong><img src="http://img2.beynet.com/alan/6/haber/2012/1/%E2%80%98Neden-Yeni-Anayasa-Sorusuna-Cevap-Arandi_1326880910.jpg?t=news" alt="‘Neden Yeni Anayasa’ Sorusuna Cevap Arandı" /></p>
<p>Başkanlığını Beylikdüzü Belediye Başkanı Yusuf Uzun’un yaptığı Beylikdüzü Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı’nın (BEKVA) düzenlediği ‘Beylikdüzü Sohbetleri’nin ikincisi yapıldı. Plan ve Proje Müdürlüğü<br />
Konferans Salonu’ndaki toplantıya Doç. Dr. Osman Can ve Emekli Başsavcı Reşat Petek, konuşmacı olarak katıldı. Konuşmacılar katılımcılara, Türkiye’de neden yeni bir anayasa yapılması gerektiği ile ilgili bilgiler verdiler. Toplantının moderatörlüğünü Fatih Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ercan Ay, sunuculuğunu ise Genel Cerrahi Uzmanı Operatör Doktor Atilla Yılmaz yaptı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Uzlaşı ürünü olmalı </strong></p>
<p><strong></strong>Emekli Başsavcı Petek, konuşmasında, yapılacak yeni anayasanın toplumun tüm isteklerine cevap verebilecek nitelikte olmasını umduğunu dile getirdi. Türkiye’de anayasaların darbelerden sonra yeniden düzenlendiğine dikkat çeken Petek, tüm siyasi partilerin uzlaşı içerisinde yeni anayasa yapılmasına destek</p>
<p>vermesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Daha özgür bir anayasa için…<span id="more-1199"></span></strong></p>
<p>Anayasa raportörü Doç. Dr. Can da konuşmasında, tarih boyunca bu coğrafyada anayasa ile ilgili yaşanan sıkıntılardan örnekler verdi. Can, ‘Daha özgür bir anayasa’nın yaşanan olumsuzlukları kaldıracağını dile getirdi.</p>
<p>Toplantı sonunda konuşmacılara, Büyükçekmece Kaymakamı Dr. İsmail Gündüz ve Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yalçın tarafından çiçek ve plaket verildi. Toplantıya ayrıca, Belediye Başkan Yardımcıları; Tahir Sert, Ali Gençbay ve Efrahim Yeşil, Beylikdüzü Müftüsü Süleyman Küçük, Yeni Akit Gazetesi Yazarı Hasan Karakaya, belediye meclis üyeleri ve vakıf üyeleri katıldı.</p>
<div><img id="image2346" src="http://www.beynet.com/dosyalar/ek/2012/1/_1326880872.jpg" alt="" /></div>
<div></div>
<div>
<div><img id="image2347" src="http://www.beynet.com/dosyalar/ek/2012/1/_1326880890.jpg" alt="" /></div>
<div></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resatpetek.net/neden-yeni-anayasa-sorusuna-cevap-arandi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Terör ve Güneydoğu&#8217;da Yaşananlar</title>
		<link>http://www.resatpetek.net/teror-ve-guneydoguda-yasananlar</link>
		<comments>http://www.resatpetek.net/teror-ve-guneydoguda-yasananlar#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 19:45:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resatpetek.net/?p=1187</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="530" height="389" src="http://www.youtube.com/embed/EyoJnBDHMig?rel=0" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe width="530" height="389" src="http://www.youtube.com/embed/cohVsgBFUo4?rel=0" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resatpetek.net/teror-ve-guneydoguda-yasananlar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlker Başbuğ&#8217;un Tutuklanması</title>
		<link>http://www.resatpetek.net/ilker-basbugun-tutuklanmasi</link>
		<comments>http://www.resatpetek.net/ilker-basbugun-tutuklanmasi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 22:57:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resatpetek.net/?p=1178</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="530" height="360" src="http://www.youtube.com/embed/g87NTpv2zDQ?rel=0" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resatpetek.net/ilker-basbugun-tutuklanmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlker Başbuğ Nerede Yargılanacak?</title>
		<link>http://www.resatpetek.net/ilker-basbug-nerede-yargilanacak</link>
		<comments>http://www.resatpetek.net/ilker-basbug-nerede-yargilanacak#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 22:55:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resatpetek.net/?p=1176</guid>
		<description><![CDATA[[Aktif Haber] Darbeye teşebbüs ve hükümeti yıkmaya çalışma iddiasıyla Eski G.Kurmay Başkanı İlker Başbuğ tutuklandı. Şimdi tartışma Başbuğ&#8217;un nerede yargılanacağı ile ilgili. İlker Başbuğ’un Yüce Divan’da yargılanması gerektiği iddialarını hukukçular gerçekçi bulmadı. Anayasa’nın ‘görevde işlenen suçlar’ değil ‘görev suçu’ dediğini belirten hukukçular, ‘darbeye teşebbüs’ün de görev suçu olmadığını vurguladılar. Anayasa&#8217;nın 148. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte Genelkurmay [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.aktifhaber.com/ilker-basbug-nerede-yargilanacak-543304h.htm">[Aktif Haber]</a></p>
<p><img class="alignright" src="http://www.aktifhaber.com/ilker-basbug-basbugun-yargilanmasi-darbe-sucu-resat-petek-burhan-kuzu-yuce-divan-anayasa-mahkemesi-152432h.jpg" alt="ilker başbuğ, başbuğ'un yargılanması, darbe suçu, reşat petek, burhan kuzu, yüce divan, anayasa mahkemesi" width="280" height="195" /></p>
<div>Darbeye teşebbüs ve hükümeti yıkmaya çalışma iddiasıyla Eski G.Kurmay Başkanı İlker Başbuğ tutuklandı. Şimdi tartışma Başbuğ&#8217;un nerede yargılanacağı ile ilgili.</div>
<div id="news_content">
<p>İlker Başbuğ’un Yüce Divan’da yargılanması gerektiği iddialarını hukukçular gerçekçi bulmadı. Anayasa’nın ‘görevde işlenen suçlar’ değil ‘görev suçu’ dediğini belirten hukukçular, ‘darbeye teşebbüs’ün de görev suçu olmadığını vurguladılar.</p>
<p>Anayasa&#8217;nın 148. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte Genelkurmay Başkanlarına “göreviyle ilgili suçlardan” Yüce Divan’da yargılanma yolu açıldı. Görev kapsamına giren suçlar ile özel yetkili mahkemelerin alanına giren suçlar mevzuatta açık bir şekilde yer alıyor. İşte hukukçuların görüşleri:</p>
<p><strong>BURHAN KUZU (TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı): </strong>Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının haklarındaki iddialarla ilgili olarak nerede yargılanacağı konusunda muğlaklık Anayasada son yapılan değişiklikle giderildi. Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının görevinden doğan suçlara Yüce Divan bakar. Bu kişilerin Yüce Divanda yargılanması için görevinden doğan suçlar olması gerekiyor. Görevdeyken işlediği suçlar değil&#8230; Başbuğ ‘görevi olmayan bir iş yapmış olmakla’ suçlanıyor. Bu nedenle de özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanması doğru.</p>
<p><strong>PROF. DR. HAKAN HAKERİ (Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı</strong>): Öncelikle isnat edilen suçlama izne tabi olan suçlardan değil. İkinci de görev kapsamında değil. Eskiden ‘görev sırasında, görev esnasında’ da deniyordu. Bu durumlar anayasa ve ilgili yasalardan çıkarıldı. <strong>Yani darbe yapmak, internet andıcı düzenletmek veya hükümeti devirme planları </strong>yapmak bunların hiçbiri görev kapsamındaki eylemler arasında değil. Görev kapsamı ne olur: Görevi ihmal, görevi kötüye kullanma gibi suçlardır. Bu tür suçlardan Yüce Divan’da yargılanır ama darbe gibi suçların yargılaması doğrudan özel yetkili mahkemelerde yapılır.</p>
<p><strong>REŞAT PETEK (Emekli Başsavcı): </strong>Anayasa’nın 148. maddesinde yapılan değişiklikte <strong>‘görevleri sırasında’ denilmiyor, ‘görevleriyle ilgili suçlardan’ </strong>diyor. Bu ayrıntı önemli, görev konusu da hakim ve savcının yorumuna bağlı değil. Genelkurmay Başkanı’na görevi Anayasa ve TSK İç Hizmet Kanunu veriyor. İç Hizmet Kanunu ve Anayasa’da Genelkurmay başkanlarına hükümet aleyhine faaliyette bulunma görevi verilmiyor. Basından edindiğimiz bilgiye göre Sayın Başbuğ suçlamaları kabul etmemiş. Hem suçlamaları kabul etmeyeceksiniz, hem de görev suçu kapsamında Yüce Divan’da yargılama talep edeceksiniz bu kendi içinde ciddi bir çelişki oluşturuyor. Eğer suçlamaları kabul edip, bunların hepsini İç Hizmet Kanunu 35.madde kapsamında yaptım deseydi, konu tartışılabilirdi. Suçu inkar ettiği için yapılanın görev suçu olmadığını kendisi de kabul etmiş oluyor.<span id="more-1176"></span></p>
<p><strong>ÜMİT KARDAŞ (Emekli Hakim Albay):  </strong>Anayasa Genelkurmay Başkanı’nın görevleri ile ilgili suçlarda yargılama yerinin ‘Yüce Divan’ olduğunu söylüyor. Görevden dolayı suç işlemek demek, zimmet, rüşvet, sahte belge düzenlemek, yani görevi, yetkisi içersinde bir şey yaparken suç işlemek demek. Bu darbeye teşebbüs suçu görevle alakalı bir suç değil. Anayasa’nın 145. Maddesinde asker kişilerin devlet güvenliğe ve Anayasal düzene ilişkin suçlarında Adliye mahkemelerinin yetkili olduğu özellikle düzenlendi. Bu suç Anayasal düzene ilişkin bir suç olduğu için bu konuda da herhangi bir tereddüt de yok.</p>
<p>Star</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resatpetek.net/ilker-basbug-nerede-yargilanacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Canlı Yayında Başbuğ Kavgası</title>
		<link>http://www.resatpetek.net/canli-yayinda-basbug-kavgasi</link>
		<comments>http://www.resatpetek.net/canli-yayinda-basbug-kavgasi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2012 10:08:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resatpetek.net/?p=1169</guid>
		<description><![CDATA[CNN Türk&#8217;te yayınlanan Ne Oluyor? isimli programda Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen ve Eski Cumhuriyet Başsavcısı Avukat Reşat Petek arasında tartışma yaşandı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"></p>
<p style="text-align: center;">CNN Türk&#8217;te yayınlanan Ne Oluyor? isimli programda Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen ve Eski Cumhuriyet Başsavcısı Avukat Reşat Petek arasında tartışma yaşandı.</p>
<p style="text-align: center;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resatpetek.net/canli-yayinda-basbug-kavgasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ Tutuklandı</title>
		<link>http://www.resatpetek.net/eski-genelkurmay-baskani-ilker-basbug-tutuklandi</link>
		<comments>http://www.resatpetek.net/eski-genelkurmay-baskani-ilker-basbug-tutuklandi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2012 10:04:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.resatpetek.net/?p=1162</guid>
		<description><![CDATA[Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, darbeye teşebbüs ve silahlı terör örgütü kurmak suçlamasıyla tutuklandı. Hukukçular ve gazeteciler olayı TRT Haber&#8217;e değerlendirdi. TV8 &#8211; HaberAktif]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, darbeye teşebbüs ve silahlı terör örgütü kurmak suçlamasıyla tutuklandı. Hukukçular ve gazeteciler olayı TRT Haber&#8217;e değerlendirdi.</p>
<p style="text-align: center;"></p>
<p style="text-align: center;">TV8 &#8211; HaberAktif</p>
<p style="text-align: center;"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.resatpetek.net/eski-genelkurmay-baskani-ilker-basbug-tutuklandi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

