Ortaya çıkan belgeler ikinci bir 28 Şubat sürecinin hazırlıklarının yapıldığını ortaya koydu…Konu ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan siyaset ve hukuk camiasının önemli isimleri ise bu belgeden yola çıkarak ‘ikinci bir 28 Şubat süreci hazırlanmaya çalışıldığını vurgulayarak söz konusu belgelerin Ergenekon’un en önemli delillerinden birisi olduğunu belitti.
İşte hukuk ve siyaset dünyasının önemli isimelrinden tarihe ışık tutacak olan yorumlar…
Gazeteci-yazar Nazlı Ilıcak: Önce belgenin doğru olup olmadığı bir araştırılmalı. Doğruysa çok vahim bir belge. Üstelik belgenin yazıldığı tarih de çok ürkütücü. Ama her şeyden önemlisi bu belgeden Genelkurmay Başkanı’nın haberi var mı yok mu? İşte bu araştırılmalı. Karargâh evleriyle ilgili de benzer bir durumla karşılaştık. ‘Biz araştırıyoruz’ demişlerdi. Meğer belgeyi kimin sızdırdığını araştırıyorlarmış. Böyle bir şey olmaz. Belgeyi sızdıranlar değil, belgeyi hazırlayanlar araştırılmalı. Kamuoyu, açıklama bekliyor.
Hedef, toplumdaki dini duyarlılık
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Belgenin yazılış biçimi, askeri terminolojiye ve tekniğe çok uygun. İçerdiği bilgiler de bize gösteriyor ki, yazıyı kaleme alan psikolojik harp taktiğini bilen birisi. Burada Genelkurmay’ın açık olması gerekiyor. Örneğin, toprağın altından LAW silahı çıktığında yalnızca ‘mühimmat’ demek yerine ‘silah’ olduğunun da vurgulanması gerekiyor. Burada Fethullah Gülen Cemaati bir sembol. Sembol üzerinden asıl yıpratılmak istenense, toplumdaki dini duyarlılıklar. TSK kendi içine de objektif bakabilmeli.
Psikolojik harbin amacı bu değil
Prof. Dr. Mahir Kaynak: Psikolojik harp dairesinin amacı, yabancı ülkelerin Türkiye’ye yönelik faaliyetlerine karşı koymaktır. Siyasi operasyonlara girmemesi gerekir ancak burada amacın dışına çıkılmış ve bu son derece yanlış. AK Parti kapatılamayınca bölme operasyonu gündeme geldi. Fethullahçı kanat ile AK Parti arasına bir nifak sokulurak, AK Parti’nin ciddi yara alması sağlanmaya çalışılıyor. Ama Türkiye’de başından beri, devlet içindeki bazı örgütler ve kurumlar iç politikayı yönlendiriyor; bu da bir gerçek.
Hukuk her şeyi açığa çıkarmalı
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural: Bunlar iddialar. Hukukun her şeyi açığa çıkartması lazım. Türkiye- ’de hukuk devletinde kanun maddeleri yok ve hükümsüz sayılamaz. Hukukun bu konuda her şeyi biran önce açıklığa kavuşturmasını istiyoruz. Siyasileştirmeden açığa kavuşturulması arzumuzdur. Ama, giderek bu konular siyasileşme eğilimi içerisindedir. Bu konuda zannederim Genelkurmay Başkanlığı’nın da bir çalışması vardır. O çalışmanın sonucunu beklemek gerekmektedir.
3. iddianamenin önemli delili
Emekli Başsavcı Reşat Petek: Bu rapor 3. Ergenekon iddianamesinin en önemli delillerinden olacak. Kendilerine göre düşman gördükleri unsurlarla mücadele için strateji geliştirmişler. Maalesef Ergenekon sanıkları soruşturmanın hedefinin TSK ve Atatürkçü çevreler olduğu şeklinde savcıları suçlayıcı açıklamalar yaparken, bu raporla örgütün askeri bürokrasi içerisine sızdığı ortaya çıkmış oluyor. Ürpermemek elde değil. TSK’nın da kendi içinde temizlik operasyonlarını yapıp delil elde ettiklerini yargıya teslim etmesi gerekir.
Bu vatan sevgisi değil
Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Avukat Sinan Kılıçkaya: Rapor, Ergenekon’un faaliyetlerinin durmadığı, dışarıda halen uzantıları tarafından devam ettirildiğinin bir kanıtı. Hem siyasi partilere hem sivil örgütlere müdahale ettikleri ve bu yolda da hiçbir kural tanımadıkları ortaya çıkmıştı. Her türlü şeyi yapabilecekleri, her türlü yasadışı yola başvurabilecekleri bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bunlarınki vatan sevgisi değil vatan hainliğidir.