Gündeme bomba gibi düşen ses kayıtlarında, “PKK’dan destek alınmalı… Kaos çıksın, ben kaostan yararlanırım…” diyen yüksek yargı üyelerine kamuoyundan ve hukukçulardan ‘istifa edin’ çağrıları yağıyor…
MURAT ALAN / İSTANBUL
Yargıtay 8. Daire Üyesi Hamdi Yaver Aktan ve HSYK üyesi Ali Suat Ertosun, internete düşen kayıtlardaki kişi olduklarını ve diyalogların kendilerine ait olduğunu kabul etti. Yüksek yargı üyelerinin internete düşen ses kayıtlarında referanduma ve kadrolaşmaya ilişkin yaptıkları korkunç planlar hukukçuları ayağa kaldırdı. Her iki konuşmanın içeriğinin de kabul edilemez olduğunu vurgulayan hukukçular, skandala adı karışan yargı mensuplarının derhal istifa etmesi gerektiğini belirtti.
DERHAL İSTİFA ETMELİLER
Darbecilerin hazırladığı anayasanın yüksek yargıyı hesap vermez bir konuma taşıdığını söyleyen emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, 12 Eylül referandumunun bu zihniyetin gözünü korkuttuğunu, ortaya dökülen korkunç diyalogların da bunun açık göstergesi olduğunu ifade etti. HSYK üyesi Ali Suat Ertosun ve Yargıtay 8. Daire Üyesi Hamdi Yaver Aktan’ın derhal istifa etmesi gerektiğini söyleyen emekli Başsavcı Petek, kayıtlardaki görüşmelerin yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığını yerle bir ettiğini belirtti. Petek “Dehşetle izliyoruz, hesap vermeme garantisi ile güçlerini sonuna kadar kullanacaklarını itiraf ediyorlar. Bir yüksek yargı hakiminin PKK’dan destek istemesi, bir başkasının ise ideolojik bir kuruma dönüştüğü iyice netleşen YARSAV’a ‘Bize liste getirin, gitmeden halledelim’ şeklinde konuşması kan donduran bir durum. Bir hakim böyle bir düşünce içinde nasıl olur? Görevlerini yaparken tarafsızlıklarına gölge düşürecek her türlü eylemden uzak durmaları gerekirken bu türden bir plana dahil olmaları kabul edilemez. Derhal istifa etmeleri gerekir” dedi.
DAHA ÖNCE DE AYNISI OLMUŞTU
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker’in ses kayıtları ile ilgili ‘Talimat verdim, gereken yapılacak’ açıklamasına da tepki gösteren Başsavcı Petek “Daha önce de aynısı oldu. Hamdi Yaver Aktan’a ait, Erzincan Ergenekon sanığı İlhan Cihaner’i kurtarma planı ile ilgili internete düşen kayıtla ilgili de sayın Gerçeker; ‘gerekenin yapılacağını’ ifade etmişti. Aylar geçmesine rağmen herhangi bir ilerleme kaydedilememişti. Yargıtay çok büyük bir şaibe altında kalıyor. Sessizlik, eylemsizlik yüksek yargının halkın gözündeki değerini ve inandırıcılığını bitiriyor. Konuyu soruşturması gereken Yargıtay 1. Başkanlar Kurulu acilen toplanmalı ve ismi geçen şahıslarla ilgili süratle işlem yapmalıdır” şeklinde konuştu.
YA GÖREVDEN ALIN YA DA İSTİFA ETTİRİN
Eski Cumhuriyet Savcısı yazar Gültekin Avcı ise yargının ideolojik bir cephe mücadelesi verdiğini söyledi. Ali Suat Ertosun ve Hamdi Yaver Aktan’a ait ses kayıtlarının yargıdaki işleyişi açıkça ortaya koyduğunu belirten Avcı, “Yargıtay’ın ismi geçen kişileri görevden alması veya istifaya zorlaması gereklidir. İçinde bulundukları faaliyeti nasıl izah edebiliriz. Hangi hukuk kuralı ile bağdaşır? Dikkat edilirse bu kişilerin konuşmalarından belli bir kesimi temsil ettikleri açıkça ortaya çıkıyor. Özellikle Hamdi Yaver Aktan bir grup adına hareket edip başkanlık teklif ediyor. Mevcut sistemle ismi geçen şahıslara bir şey yapılamaz. Al gülüm ver gülüm ile hareket eden bir yapı kurdukları için kendilerini güvenlik altına aldıklarının farkındalar. Zira bu şahıslarla ilgili yerel mahkemeler soruşturma başlatabilseydi tutuklanmaları işten bile değildi” dedi.
STK’LAR TEPKİLİ
Referandumdan “hayır” sonucu çıkması için, “Teröristbaşı Abdullah Öcalan’a çok ihtiyaç var” dediği ileri sürülen Yargıtay 8. Ceza Dairesi Üyesi Hamdi Yaver Aktan ve diğer üyelerin skandal ses kayıtlarına tepkiler dinmek bilmiyor. Balıkesir’de 154 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek oluşturduğu Sivil Güçler Birliği’nin dönem sözcüsü Av. Mehmet Birol Şahin, olayın Türk hukuk tarihine kara bir leke olarak geçeceğini söyledi.
PAKDİL: GEREKEN YAPILMALI
Cumhurbaşkanı Vekili Nevzat Pakdil, bazı Yargıtay üyelerine ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarına ilişkin hukukun, gereğini yerine getireceğine inandığını belirtti.
Konuyla ilgili Yargıtay Başkanı ve diğer yetkililerin açıklamalarda bulunduğunu hatırlatan Pakdil, ”Bunların bir hukuki boyutu mutlaka vardır. Bu konuda, hukukun gereğini yerine getireceğine inanıyorum. Çünkü kişiler için bir hukuk yoktur. Hukuk bütün insanlar içindir. Eğer bir kusur, suç varsa ilgili mercilerin bunu değerlendirip, yerine getireceğine inanıyorum” diye konuştu.