HSYK Başkanvekili Kadir Özbek’in Pakistan örneğini vererek ‘istifa’ imasında bulunması ilginç bir tartışmayı beraberinde getirdi. Anayasa değişiklik paketine karşı çıkan HSYK Başkanvekili Kadir Özbek’in 1981 yılında darbe anayasasına karşı çıkan Pakistanlı yargıçlar gibi istifa edebileceklerini açıklaması ilginç bir tartışmayı beraberinde getirdi. Özbek’in benzetmesini şaşkınlıkla karşılayan hukukçular, “12 Eylül’de, 28 Şubat’ta 27 Nisan’da neredeydiniz?” sorusunu yöneltti.
12 EYLÜL VE 28 ŞUBAT’TA NEREDEYDİNİZ?
HSYK Başkanvekili Kadir Özbek’in Pakistan örneğini vererek ‘istifa’ imasında bulunması ilginç bir tartışmayı beraberinde getirdi.
Anayasa değişiklik paketine karşı çıkan HSYK Başkanvekili Kadir Özbek’in 1981 yılında darbe anayasasına karşı çıkan Pakistanlı yargıçlar gibi istifa edebileceklerini açıklaması ilginç bir tartışmayı beraberinde getirdi. Özbek’in benzetmesini şaşkınlıkla karşılayan hukukçular, “12 Eylül’de, 28 Şubat’ta 27 Nisan’da neredeydiniz?” sorusunu yöneltti.
HSYK Başkanvekili Kadir Özbek’in Anayasa Değişiklik paketine karşı gösterdiği örnek şaşkınlıkla karşılandı. YARSAV’ın önceki gün Ankara Adliyesi’nde organize ettiği brifingde Özbek, darbeyle Pakistan Devlet Başkanı olan Ziya Ül-Hak’ın hazırladığı anayasaya karşı çıkarak istifa eden yargıçları örnek gösterdi. Özbek, “Türk hakim ve savcıları, Pakistan hakim ve savcılarından daha duyarsız değillerdir. Bu bağlamda, üzerlerine düşenleri, hukuk kuralları içinde, yargıyı savunma adına yerine getireceklerdir” dedi. Özbek’in bir darbe anayasası olan 1982 Anayasası’nın değiştirilmesine karşı çıkarken verdiği Pakistan örneğine hukukçulardan çok ilginç tepkiler geldi.
“GÜLER MİSİNİZ AĞLAR MISINIZ?”
Demokrat Yargı Eşbaşkanı Osman Can, “Güler misiniz, ağlar mısınız? O insanlar, onurlu bir davranış göstererek, kendi darbe anayasalarına direndiler” dedi. Pakistanlı yargıçların aynı davranışı 2007 yılında General Müşerref’e karşı da gösterdiğini aktaran Can, “Müşerref’in görev süresinin uzatılması için önerilen anayasa değişikliği önerisine yüksek mahkeme başkanı karşı çıktı, sonuna kadar direndi. Bu direniş, bir darbecinin sürgüne gitmesine neden oldu” diye konuştu. “1980 darbesinden sonra sokağa çıkma yasağı kalkar kalkmaz, darbecilere biat ettiler” diyen Can, şunları söyledi; 28 Şubat’ta koşa koşa gittiler. 27 Nisan’a sahip çıktılar. Şemdinli savcısı, Erzurum savcıları, militarizme dokundu diye yetkisinden oldu. Pakistan yargıçları, darbe anayasasına karşı çıkmak için istifa ederken, bizim yargıçlarımız darbe anayasasına sahip çıkmak için istifayı ima ediyorlar”
12 EYLÜL’DE İSTİFALARINI ÇOK BEKLEDİM
Emekli Hakim Albay Ümit Kardaş da 12 Eylül döneminde askeri hakim olduğunu belirterek, Anayasa Mahkemesi ve yüksek mahkeme üyelerinin toptan istifasını çok beklediğini ifade etti. “Çünkü onlarınki çok etkili olurdu” diyen Kardaş, “Fakat yapmadılar. 28 Şubat’ta brifing alıp askeri ayakta alkışladılar. Bunlara tepki göstermeyip anayasa değişikliğine karşı bunun hatırlatılması demokrasiye karşı bir hassasiyetin sonucu olarak görünmüyor” ifadelerini kullandı.
DARBEYE DEĞİL DEMOKRASİYE DİRENİYOR
Türk yargısının ne 12 Eylül’de ne 28 Şubat’ta ‘bağımsız’ ve ‘tarafsız’ bir tutum sergileyemediğini belirten Emekli Başsavcı Reşat Petek ise, “Darbeye direnir gibi demokrasiye direnme görüntüsü verilmesini hukukçu olarak kabul etmemiz ve normal bulmamız mümkün değil. Ben istifa ediyorum diyecek kaç kişi olur bilemiyorum hakim ve savcılar HSYK değişikliğinden memnun ve ‘bizi bugün mü hatırladınız?’ diye tepkilerini ortaya koyuyor. Yargı mensuplarının tamamının direnmesi veya istifası söz konusu olamaz ” değerlendirmesinde bulundu.
ÇOKTAN İSTİFA ETMELİYDİLER
‘Bu hakimler 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan’da neden istifa etmediler?’ diye soran Eski Savcı Gültekin Avcı, “Anayasa değişikliğini bir darbe gibi değerlendirmek herhalde dünyada sadece Türk yüksek yargısındaki hakimlere mahsus bir durum. Politize oldular ve politik açıklamalar yapıyorlar. Paketin geçmemesi için kulis ve psikolojik harekat yapmak yüksek hakimlerin görevleri arasında değil. Normalde Pakistan örneğine de gerek kalmadan yargının prestijini kendi tarafgir ve politik tutumlarıyla dibe vurdurdukları için zaten çoktan istifa etmeleri gerekirdi” diye konuştu.
“FORSUMUZ BOZULUYOR” DİYEMİYORLAR
Özbek’in sözleriyle aslında darbeci anayasayı savunduğunu belirten Eski Savcı Sacit Kayasu da “Pakette hatalı ve eleştirilecek tarafı yok mu? Var tabiî ki. Ama mevcuda göre yeni değişikliğin savunulması gerektiğini söylüyoruz. Kadir Özbek buna karşı çıkarken, ‘bizim forslarımızı bozuyorlar, onun için karşı çıkıyoruz’ diyemiyor. Pakistan yargıçları, darbeci bir anayasayı kabul etmedikleri için istifa ettiler. Bizde ise tam tersi oldu. Kenan Evren başa geçince, gidip elini eteğini öptüler” dedi.
HSYK Başkanvekili Özbek’in ‘toplu istifa’ restine hukukçular destek verdi. Gündel “Böyle bir istifa toplumu rahatlatıp sevindirir” derken, Prof. Atar “28 Şubat’ta neden istifa etmediniz” diye sordu
HSYK Başkanvekili Kadir Özbek’in anayasa değişikliği konusunda gönderme yaptığı ‘Pakistan’ örneğinin Türkiye ile tam tersi bir durum olduğu ortaya çıktı. Kadir Özbek, “Pakistan’da darbeyle iktidarı ele geçiren General Ziya Ül-Hak’ın hazırlattığı anayasa üzerine yemin etmeyi reddeden yüksek yargı mensuplarının istifa ettiğini” belirterek, “Türk hakim ve savcıları, Pakistan hakim ve savcılarından daha duyarsız değil” demişti. Hukukçular tepki gösterdi.
SON DERECE SEVİNDİRİCİ OLUR
Emekli Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gündel, “Türkiye’deki durumla Pakistan’daki durum birbirinin tersi. Bu karşılaştırmayı yapmak son derece vahim bir vizyonsuzluk. Pakistan antidemokratik yollarla yönetilen bir konumdaydı. Türkiye’de demokrasi adımları atıldığını görüyoruz. Pakistan örneği yanlış ama toplu istifa önerisi isabetli. Hep aynı kişiler, aynı tepki ile toplumu yönlendirmeye çalışıyor. Bu insanların istifası elbette toplumu rahatlatır ve son derece sevindirir” dedi.
28 ŞUBAT’TA İSTİFA ETMELİYDİ
Anayasa Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Atar, Pakistan örneğine tepki göstererek “Anayasa değişikliğini Pakistan’daki darbe dönemine benzetmek mümkün değildir. Sivil dönemde halkın seçtiği meşru parlamento Anayasa değişikliği yetkisini kullanmaktadır. Yargıçlar istifa edecekse 12 Eylül’de istifa etmeliydi. Yargıçların, 12 Eylül’de ya da 28 Şubat sürecinde yargıçlar brifinge alınırken istifa etmesi daha yakışık alırdı” diye konuştu.
PAKİSTAN’I ÖRNEK ALMALARI BİR GÖSTERGE
Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek de “Demokrasi adına ileri ülkeler örnek alınarak hazırlanan bir anayasa reformuna direnenlerin Pakistan’ı örnek almaları çok ilginç bir gösterge. Pakistan’da yargı mensupları darbeye direndi. Burada tam tersi bir durum var. Bizdekiler istifa ederse Pakistanlı yargıçların tam tersi tarihe darbeden yana istifa edenler olarak geçerler. Bu ibretlik vaka olur. Verilen örnek içine düşülen durumu gösteriyor. Almanya, İngiltere, İskandinav ülkeleri, batı ülkeleri neden örnek değil” diye sordu.
ÖZBEK’İN PAKİSTAN ÖRNEĞİ YANLIŞ
1-) 1977’de iktidarı ele geçiren General Ziya Ül-Hak, anayasayı değiştirme girişiminde bulunmadı. Pakistan’da 1973’te yapılan ilk anayasa hâlâ yürürlükte.
2-) İstifa eden yüksek yargı mensupları “anayasa değişikliğine” değil, Ziya Ül-Hak’ın uygulamalarına karşı çıkarak istifa etti.
3-) Özbek’in verdiği yanlış örnekten hareketle “toplu istifa” spekülasyonları yapılırken, Pakistan’daki olayda yüksek yargı mensuplarının çok küçük bir bölümü istifa etti. 1977’deki darbe sonrası 17 yargıçtan sadece 2’si istifayı seçti. İstifa eden iki anayasa mahkemesi üyesinin isimleri ise Fakhuriddin İbrahim ve Durab Atil’di.
4-) Pakistan’da yüksek yargı mensupları demokrasi karşıtı bir darbe ve darbe yönetiminin uygulamalarına tepki gösterdi. Yüksek yargı Türkiye’de darbe anayasasında demokratikleşme için yapılan değişikliklere karşı çıkıyor.
İstifadan vazgeçti
Bindirilmiş kıtalarla düzenlenen brifingte ‘Pakistan’ örneği vererek toplu istifa resti çeken HYK Başkanvekili Özbek, dün “İstifa iması yapmadım” dedi
Önceki gün 28 Şubat sürecinde hakim ve savcılara Genelkurmay Karargahı’nda verilen brifingleri hatırlatan ‘Yargı Brifingi’nde “Pakistan’da darbe yapan Ziya Ül Hak anayasa hazırlattı. Yüksek yargı temsilcilerinin anayasa üzerine yemin etmesi gerekiyordu. Ancak temsilciler bunu reddederek görevlerinden istifa etti. Türk hakim ve savcıları, Pakistan hakim ve savcılarından daha duyarsız değillerdir” diyerek toplu istifa mesajı vermişti.
Ancak dün geri adım atan Özbek, HSYK toplantısına gelirken toplu istifayı düşünmediklerini söyledi. Gazetecilerin “Sözleriniz bir toplu istifa iması mıydı” sorusuna Özbek, ‘’Bu bir istifa iması değil. Daha önce yaşanmış, yargının ortaya koyduğu bir tepkiyi örnek gösterdim. Biz de hukuk çerçevesi içerisinde ne yapmamız gerekirse o mücadelemize devam edeceğiz, anlamında söyledim’’ dedi. Özbek’in “toplu istifa” restinden 24 saat sonra geri adım atması dikkat çekici bulundu.
Bindirilmiş kıtalar SMS’le geldiler
Ankara Adliyesi’ndeki toplantıya katılan Yargıtay-Danıştay tetkik hakim ve savcıları için “bindirilmiş kıtalar” eleştirileri yapılmıştı. HSYK Başkanvekili Kadir Özbek ise “Onlar koşa koşa gelen kıtalardır” demişti. Ancak, toplantı öncesinde Yargıtay’dan tüm tetkik hakim ve Yargıtay Cumhuriyet Savcılarına SMS gönderilerek, Ankara Adliyesi’ndeki toplantıya katılmalarının istendiği öğrenildi. SMS’lerin ardından ise servisler Yargıtay’ın kapısına yanaştırılarak, üye ve tetkik hakimlerin katılımı sağlandı.
-Aktif Haber-