Zaman’dan Reşat Petek’e özür!

[MercekHaber]

Reşat

Konuşmadığı halde konuşmuş gibi demecini yazmasının ardından Zaman Gazetesi Reşat Petek’ten özür diledi.

Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Avukat Reşat Petek, Zaman Gazetesi’nin konuşmadığı halde konuşmuş gibi demecini yazmasına tepki gösterip  bir yazı yazmıştı. Reşat Petek’in bu tepki içeren yazısının ardından Zaman Gazetesi özür ve düzeltme metni yayınladı. Petek resmi Twitter hesabı üzerinden bu bu özür ve düzeltme metnini takipçileriyle paylaştı.

İŞTE O TWEETLER!

x29920140631357576579_3.jpg.pagespeed.ic.6_LH9y3Ytp

x29920140631414583583_3.jpg.pagespeed.ic.-QD51XDElM

 

Zaman’da hayali haber skandalı

[Sabah]

1411766901540Paralel yapıyı savunan haberleri ile dikkat çeken Zaman, büyük bir gazetecilik skandalına imza attı. Gazete internet sitesinde hiç görüşünü almadığı emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek’in hayali demecine yer verdi. Skandalı bir internet sitesindeki köşe yazısında anlatan Petek’in ifadesine göre olay şöyle gelişti: Zaman, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın bazı adliyeleri ziyaretinde çekilen fotoğrafları eleştiren bir haber yaptı. Haberde bazı hukukçuların görüşlerine yer verildi. Zaman’ın internet sitesindeki haberde Petek de yer aldı. Hayali ifadeye göre Petek, Zaman muhabirine “Ben o işlerden hiç anlamam. Görmedim, duymadım, bilmiyorum, evden hiç dışarı çıkmadım” cevabını vermişti. Haberi görünce şaşkına dönen Petek, yazısında şunları kaydetti: “Benimle bir görüşme yapılmadığı halde, telefonla görüş alınmış gibi, üslup ve tarzımla hiç bağdaşmayan görüşlere yer verildi. Hayretler içinde kaldım. Bu kadar asparagas habere de pes doğrusu diyerek, muhabirlere ulaşmaya çalıştım. Muhabir, ben zannederek yanlış bir kişi aramış. Hakkımı helal etmemi, düzeltme yapılacağını söyledi. ‘Hele düzeltme ve özür gazetede yayımlansın, o zaman helalleşmeyi konuşuruz. Yoksa dünya-ahiret elim yakanızda, hakkımı helal etmem’ dedim… Acıyorum, üzülüyorum. Zaman kimlerin güdümünde nerelere savruldu.”

Zaman’da hayali haber skandalı

[Haber10]

541292Gazete internet sitesinde hiç görüşünü almadığı emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek’in hayali demecine yer verdi. Skandalı bir internet sitesindeki köşe yazısında anlatan Petek’in ifadesine göre olay şöyle gelişti:

Zaman, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın bazı adliyeleri ziyaretinde çekilen fotoğrafları eleştiren bir haber yaptı. Haberde bazı hukukçuların görüşlerine yer verildi. Zaman’ın internet sitesindeki haberde Petek de yer aldı. Hayali ifadeye göre Petek, Zaman muhabirine “Ben o işlerden hiç anlamam. Görmedim, duymadım, bilmiyorum, evden hiç dışarı çıkmadım” cevabını vermişti.

Haberi görünce şaşkına dönen Petek, yazısında şunları kaydetti: “Benimle bir görüşme yapılmadığı halde, telefonla görüş alınmış gibi, üslup ve tarzımla hiç bağdaşmayan görüşlere yer verildi. Hayretler içinde kaldım. Bu kadar asparagas habere de pes doğrusu diyerek, muhabirlere ulaşmaya çalıştım. Muhabir, ben zannederek yanlış bir kişi aramış. Hakkımı helal etmemi, düzeltme yapılacağını söyledi. ‘Hele düzeltme ve özür gazetede yayımlansın, o zaman helalleşmeyi konuşuruz. Yoksa dünya-ahiret elim yakanızda, hakkımı helal etmem’ dedim… Acıyorum, üzülüyorum. Zaman kimlerin güdümünde nerelere savruldu.” Sabah

CNN’de HSYK ve yargı bağımsızlığı tartışıldı

[NeDiyor.com]

CNN Türk ekranlarında Şirin Payzın’ın sunduğu ‘Ne Oluyor’ programında yaklaşan HSYK seçimleri ve ‘Yargıyı ele geçirme’ iddiaları tartışılıyor.

nediyor

CNN Türk ekranlarında Şirin Payzın’ın moderatörlüğünde gerçekleşen “Ne oluyor” programında HSYK seçimleri masaya yatırıldı.

Programda avukat Kezban Hatemi, emekli Cumhuriyet Başsavcısı Avukat Reşat Petek, emekli Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel, YARSAV Başkan Yardımcısı Bülent Yücetürk ve Celal Ülgen konuşmacı olarak katıldı.

Programda YARSAV’ı Cemaat’in etkisi altında olmakla suçlayan Kezban Hatemi, Şirin Payzın’a “YARSAV için ayrıca program yapmalısınız” dedi.

Zaman zaman tansiyonun yükseldiği programda Celal Ülgen, “Hiçbir ülkede hakimler ve savcılar böyle ucube bir sistemle yönetilmez. Kimse HSYK da çete olmamalı” derken, Ahmet Gündel, “17 Aralık olmasaydı tüm bunları konuşabilecekmiydik?” diye Hatemi’ye sordu.

Hatemi Gündel’e “Yeni Türkiye’deyiz” sözüyle cevap verdi.

Mansur Topçuoğlu:HSYK’da atanan 160 kişi her yerde ortak hareket etti

[24Haber]

Elif Çakır’ın sunduğu Söz Bitmeden programına Emekli Cumhuriyet savcısı Reşat Petek ve Hukukçu Avukat Mansur Topçuoğlu HSYK seçimlerini, HSYK’nın tutumunu değerlendirdi.

Reşat Petek ve Mansur Topçuoğlu’nun açıklamalarından satırbaşları…

 

Yargı bu kadar krize girmiş miydi? HSYK seçimleri gündemimizi bu kadar meşgul etmiş miydi?

HSYK HÜKÜMETE DEVLETE MEYDAN OKUYOR

Mansur Topçuoğlu: Gündemimiz hiç bu kadar meşgul etmemişti: Şuan HSYK içerisindeki bir yapının Hükümete ve devlete meydan okumasını görüyoruz, biraz da o nedenle konuşuyoruz bunları

 

Yargının ve Yargı mensuplarının siyaset yaptığını söyleyebilir miyiz?

BİR AVUKAT OLARAK UTANÇ DUYUYORUM Yazının devamı

İnsan gerçekten hayret ediyor; İki farklı ZAMAN

[Haber7]

bg_resat_petek_h1481

ZAMAN Gazetesi, okuyucularını sükutu hayale uğratmaya, asılsız haberlerle algı operasyonuna devam ediyor.

Malesef dün ZAMAN Gazetesi internet sayfasında doğrudan şahsımla ilgili bir yalan haber yayımladı.

Benimle hiçbir görüşme yapılmadığı halde, telefonla görüş alınmış gibi, benim üslup ve tarzımla hiç bağdaşmayan görüşlere yer verildi.

Haber içeriğini ve yalan haberin nasıl yayımlandığını anlatacağım. Ancak bu haber bana 8 Temmuz 2014 tarihli ZAMAN gazetesinde ismimin başlığa taşındığı haberi hatırlattı: “İnsan gerçekten hayret ediyor. İki farklı Reşat Petek” başlıklı bu haberde, görüşlerim çarpıtılarak, ellerinde hiçbir kanıt olmaksızın, maddi manevi sebeplerle bir dönüşüm içine girdiğim iftirası atılıyordu.

Zaman Gazetesinin dünkü nüshasında yine adımın geçtiği haberde yer alan iddiaların aynı gün yalan olduğunun kanıtlanması ve muhabirin sosyal medyada özür dileyerek haberin internet yayınından kaldırılmasını sağlaması, yazıma bu başlığı koymama ve “insan gerçekten hayret ediyor” dememe sebep oldu.

Olay nasıl gelişti ?

Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ’ın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz’ı makamında ziyareti sırasında çekilen fotoğrafın yer aldığı “Yargıdan esas duruşa tepki yağıyor” başlıklı haberde hukukçuların görüşlerine yer veriliyordu.

Haberin şahsımla ilgili bölümü ise şöyle:

Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek ise Zaman muhabirinin konu ile ilgili sorusuna, “Ben o işlerden hiç anlamam. Görmedim, duymadım, bilmiyorum, evden hiç dışarı çıkmadım.” cevabını verdi. Petek, daha sonra telefonu muhabirin yüzüne kapattı.’

Haberi okuyunca hayretler içinde kaldım. Uzun zamandan beri görüş açıklamadığım ZAMAN muhabirlerine dün de  hiçbir beyanatım olmamıştı. Bu kadar asparagas habere de pes doğrusu diyerek, muhabirlere ulaşmaya çalıştım. Muhabir Elif Eşit; “sizi arayan ben değildim Reşat Bey, arkadaşım görüştü sizinle” dedi. Diğer arkadaşla görüşmeme yardımcı olmasını rica ettim. Sağolsun yardımcı oldu ve diğer muhabir İsmail Genç beni aradı, bir yanlışlık olmuş özür dilerim diyerek, görüş almak için gazeteden telefonumu istediğini, sadece son rakamı benimkinden farklı bir telefon verdiklerini ve aradığında Reşat Petek zannederek, gazetede yayımlanan şekilde aralarında konuşma geçtiğini, ses kaydının da kendisinde olduğunu söyledi.  Devamla, yöneticileriyle görüştüğünü, hatayı düzelttireceğini, gazetede açıklama yapılacağını, tekrar özür dileyip hakkımı helal etmemi söyledi.

xpb2I_1411622476_4237

Hele düzeltme ve özür gazetede yayımlansın görelim, o zaman helallaşmayı konuşuruz. Yoksa dünya ahiret elim yakanızda, hakkımı helal etmem dedim.

Böyle hata mı olur, yıllardır görüşlerimi yayımlayan Zaman beni tanımıyor olamaz, burada beni küçük düşürme ve karalama gayreti açıkça görülen kasıtlı bir durum var itirazlarıma, bir hata olduğunu tekrarlayıp “kasten böyle bir haber yapmak alçaklıktır” dedi. Ben de sözünü onayladım.

Muhabir İsmail Genç bir süre sonra, kısa mesajla, haberin internet yayınında gerekli düzeltme yapıldığını, benim açıklamam olarak yer alan kısmın yayından kaldırıldığını bildirdi.

İnternet yayınından kaldırılsa da, gazete baskısı n’olacak, hemen düzeltme yayınlanmalı demeden, gazeteye bakınca şaşkınlığım ve hayretim daha da arttı.

Haberin gazetede yer alan bölümünde adım ve bana atfen yayımlanan açıklama yoktu. Haberin diğer kısımları noktasına virgülüne aynı iken, benimle ilgili bölümün yer almayışı, hakkımdaki yalan haberin sehven yapılmadığı, kasten yapıldığı kanaatlerimi doğruluyordu.

Yazının devamı

HSYK’da kriz ve seçimler

[Haber7]

bg_resat_petek_h1481

2010 Anayasa referandumunun üstünden 4 yıl geçti.

Referandumla yapısında köklü değişiklikler yapılan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun seçimle gelen üyelerinin 4 yıllık süreleri doluyor. 12 Ekimde ilk derece mahkemelerinde görevli hakim ve savcılar, 10 asıl üyeyi seçmek için sandık başına gidecekler.

Yargının vesayetten kurtulması için yeni HSYK ne ümitlerle oluşturulmuştu.
2010 öncesi, Yargıtay, Danıştay ve HSYK’nın üçlü dayanışması ile oluşturulan, hakim ve savcılar hakkında her türlü tasarruf yetkisine sahip, kararlarına karşı yargı yolu kapalı olan bu idari kurulun kararları hep tartışma konusu olmuştu.

Bu nedenle HSYK’nın üye sayısının 7’den 22’ye çıkarıldığı, 5 üyenin önceden olduğu gibi Yargıtay ve Danıştay tarafından seçildiği Kurul’da ilk defa 10 üyenin hakim ve savcılar tarafından seçimle belirlenmesi olumlu bir heyecanla karşılanmıştı.

Ne var ki yeni HSYK, aldığı kararlar ve uygulamaları ile hakim ve savcıları sükutu hayale uğrattı.

Yargıtay ve Danıştay’ın biriken dosyalarının bir an önce sonuçlandırılması, adaletin gecikmesinin önlenmesi için Yargıtay ve Danıştay daire sayılarının artırılması, iki heyet halinde daha seri olarak çalışma yolunun açılması da teorik olarak olumlu idi.

Yaklaşık 160 Yargıtay, 60 Danıştay üyesi seçilmesinden sonra HSYK’nın icraatlarından yakınmalar arttı.

İlk derece mahkemelerinde görevli hakim ve savcılar için Yargıtay ve Danıştay’a üye olmak mesleğin mareşalliği olarak kabul edilir ve üye seçilebilmek için ciddi performans gösterilir.

Üyelik seçiminde, bitirdiği iş, Yargıtay’dan aldığı not, teftiş raporları, üst görevlinin verdiği sicil, terfi dereceleri ile belirlenmeye çalışılan ehliyet, liyakat, başarı ve mesleki kıdemin dikkate alınması beklenirdi.

Önceki HSYK tarafından yapılan üye seçimlerinde bu kriterlere uyulmadığı şikayetleri olsa da her seferinde az sayıda üye seçildiği için herkesin dikkatini  çekmezdi. Genellikle kıdemliler arasından seçildiği için de yaş haddinden emeklilikleri yakın olur, kısa zaman sonra yerlerine yenilerinin seçilme umudu olurdu.
2011 yılı ilk aylarında gerçekleştirilen Yargıtay ve Danıştay üyelik seçimleri, birikmiş dosyaları bir an önce karara bağlayacak genç ekip olarak takdim edilirken, ehliyet, liyakat ve kıdem kriterlerine uyulmadığına inanan hakim ve savcıları mesleğe küstürdü. Bu küslükle kalmadı, HSYK’nın icraatlarına tepki ve öfkeye dönüştü.
Üst görev kabul edilen başsavcılık, mahkeme başkanlığı, komisyon başkanlığı gibi ünvanlı görevlere atamalarda objektif kriterlerden uzaklaşılarak karar verildiği iddiaları HSYK’nın itibarını tartışılır hale getirdi.
Hakim ve savcıların görev suçlarıyla ilgili iddia ve şikayetlerde çifte standart uygulandığı, paralel yapılanma içinde olduğu iddia edilen hakim ve savcıların himaye edildiği, dosyalarının karara bağlanmadığı, bu örgütsel yapılanmaya karşı çıkanlara ise hızla işletilen disiplin sopasının gösterilmek suretiyle üzerlerinde baskı oluşturulduğu dikkatli gözlerden kaçmadı.

17- 25 Aralık sürecinde, sorunu hukuki bağlamda süratle soruşturup gereğini yapması icap eden  HSYK çoğunluğunun bu görevini yapmadığı gibi kamuoyuna bildiri yayınlayarak muhalefet partisi gibi tavır takınması HSYK çoğunluğunun tavrını yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde ortaya koyduğu hukuk dışı icraatı oldu.
Yeni HSYK’da bir kriz olduğu artık tartışmadan uzak kabul edilir oldu. Bu krizi, krizin bir unsuru olmakla itham edilen HSYK 1.Dairesi Başkanı İbrahim Okur’un canlı yayında kabul etmesi çok önemli. Israrlı sorumuz üzerine evet kriz var, 3.Dairenin işlemlerini ben de tasvip etmiyorum cevabı kayıtlara geçti.

Yazının devamı

Tarafsız Bölge’de HSYK seçimleri konuşuldu

Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programının bu akşamki konukları, Demokrat Yargıçların HSYK Adayı Kemal Şahin, YARSAV Adayı İzmir Hakimi Murat Aydın, Bağımsız aday / HSYK 1.Daire Başkanı İbrahim Okur, Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Avukat Reşat Petek, Emekli Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel ve Eski Baro Başkanı Avukat Turgut Kazan’dı. Konuklar, HSYK seçimlerini masaya yatırdı. Yargıda Birlik Platformu Sözcüsü Savcı Abbas Özden de ilk defa bir programa telefonla katıldı. Özden’e HSYK’nın bağımsız olup olmayacağı soruldu.