Belge konusunda cevapsız sorular duruyorken, TBMM’de yapılan ve darbecilere sivil yargı yolunu açan değişiklik demokratikleşme yolunda önemli bir adımdır.
REŞAT PETEK
Belge konusunda Askeri Savcılığın takipsizlik ve görevsizlik kararı vermesinden bir gün sonra Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, Kuvvet Komutanları ve yaklaşık 30 generalle birlikte basının karşısına geçerek konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Başbuğ’un basın toplantısında kamuoyunu tatmin edemediği, şüphe ve tereddütlerin ortadan kalkmadığı, soruların cevapsız kaldığı değerlendirmeleri yapıldı.
Genelkurmay Askeri Savcılığının ‘Demokrasiye Müdahele Eylem Planı’ hakkında verdiği takipsizlik kararında ‘yetkilerini aştığı, yeterli şüphe ilkesini çiğnediği, delil takdirine girdiği, görevi savsadığı’ gibi hukuksal itirazlar geldi.
LÜTFİ KAPLAN ANKARA
Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, Star’a yaptığı açıklamada ‘Askeri Savcılık tartışma konusu belge ile ilgili Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek hakkında verdiği takipsizlik kararında kanaatimce yasal yetkilerini aşmıştır’ dedi. Petek’in askeri savcılık soruşturmasında tespit ettiği bazı eksiklikler şöyle:
Taraf Gazetesinin 12 Haziran 2009 günlü sayısında ‘AKP ve Gülen’i Bitirme Planı! Başlıklı bir haber yayınlandı. Habere göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ETÖ iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli Serdar Öztürk’ün ofisinde bir belge ele geçirilmiş. Belgenin Genelkurmay Harekat Dairesi Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi Şube Müdürü Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı, paraf ve imzasının bulunduğu iddia edilerek belgenin fotokopileri yayınlandı.
Serdar Öztürk’ün ofisinde bulunan eylem planına tepki yağıyor. Andıcın suç olduğunu vurgulayan hukukçular, sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğinin altını çiziyor.
Hükümetin, Genelkurmay’dan bunun hesabını sormasını isteyen emekli Hakim Albay Ümit Kardaş, “Ortada kurumsal olarak hazırlanmış bir eylem planı var. Albayın kendi başına kaleme aldığı bir planı olamaz. Vahim bir durum.” değerlendirmesinde bulundu. Hukukçular Derneği Başkanı Kamil Uğur Yaralı da hiçbir makamın bu tür plan hazırlamaya yetkisinin olmadığını kaydetti.
Ergenekon zanlısı avukat Serdar Öztürk’ün ofisinde bulunan eylem planına tepki yağıyor.
Andıcın suç olduğunu vurgulayan hukukçular, sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğinin altını çiziyor. Hükümetin, Genelkurmay’dan bunun hesabını sormasını isteyen emekli Hakim Albay Ümit Kardaş, “Ortada kurumsal olarak hazırlanmış bir eylem planı var. Albayın kendi başına kaleme aldığı bir planı olamaz. Vahim bir durum.” değerlendirmesinde bulundu. Hukukçular Derneği Başkanı Kamil Uğur Yaralı da hiçbir makamın bu tür plan hazırlamaya yetkisinin olmadığını kaydetti.
Ergenekon zanlısı avukat Serdar Öztürk’ün ofisinde bulunan eylem planına tepki yağıyor. Andıcın suç olduğunu vurgulayan hukukçular, sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğinin altını çiziyor. Hükümetin, Genelkurmay’dan bunun hesabını sormasını isteyen emekli Hakim Albay Ümit Kardaş, “Ortada kurumsal olarak hazırlanmış bir eylem planı var. Albayın kendi başına kaleme aldığı bir planı olamaz. Vahim bir durum.” değerlendirmesinde bulundu. Hukukçular Derneği Başkanı Kamil Uğur Yaralı da hiçbir makamın bu tür plan hazırlamaya yetkisinin olmadığını kaydetti.
Eski başsavcı Reşat Petek, Genelkurmay Harekat Başkanlığı için hazırlanan ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ ile ilgili olarak askerî hakim tarafından konulan yayın yasağını ‘facia’ olarak değerlendirdi. “Askerî yargının tarafsızlığı diye bir şey söz konusu değildir.
Askerî yargı emir-komuta içinde işler.” diyen Petek, çağdaş ve evrensel hukuku savunan akademisyen ve uygulayıcıların askerî yargıyı bağımsız ve tarafsız kabul etmediğini belirtti.
Ortaya çıkan belgeler ikinci bir 28 Şubat sürecinin hazırlıklarının yapıldığını ortaya koydu…Konu ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan siyaset ve hukuk camiasının önemli isimleri ise bu belgeden yola çıkarak ‘ikinci bir 28 Şubat süreci hazırlanmaya çalışıldığını vurgulayarak söz konusu belgelerin Ergenekon’un en önemli delillerinden birisi olduğunu belitti.
Mahkemelere her insanın başvuru hakkı vardır. Irkı, dili, dini, cinsiyeti ne olursa olsun haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan herkes bu hakkını kullanabilir. Bu hak, vatandaşlıkla da sınırlı değildir.
Hukuk önünde hak aramak için insan olmak yeterli. Hâkimin vazifesi, soruna hakkaniyete uygun adil bir çözüm getirmesidir. Hâkim kararını verirken keyfî davranamaz. Hukuk ve kanunlar çerçevesinde hareket eder. Üstünlük hâkimde değil hukuktadır, böyle olmalıdır. Adalet dağıtmak gibi fevkalade önemli bir görev ifa eden hâkim, önüne gelen davacı-davalı, müşteki-sanık her kim olursa, iddia ve savunmalarını hukukî değerlendirme dışında tarafsızlıkla muamele etmek zorundadır. Davanın taraflarından birini kişisel tercihleri sebebiyle eleştirmeye, küçük düşürücü, onur kırıcı ifadelerle değerlendirmeye başladığı anda, nasıl karar verirse versin tarafsızlığını kaybetmiş demektir.
Etiketler: adalet, başörtüsü, doktor, hastane, Hürriyet, Konya, mahkeme
Bir hakim böyle karar veremez. Bu karar bir mahkeme kararı olamaz. Bir mahkemeden bazı insanlara hakaret edilebileceğine dair bir karar sadır olamaz. Olmuş ise tuz kokmuş demektir. Böyle bir karar asla kabul edilemez. Elbette itirazı vardır, temyizi vardır. Ama bu ayıp temizlenemez.
Hatırlayacaksınız, Konya Numune Hastanesinde görevli iki bayan doktor, Hürriyet Gazetesi’nde 2006 yılı aralık yayınlanan “Tesettür Faciası” ve “Testis diye çekmediler” başlıklı haberlerde, Ali Fuat Gündoğdu isimli bir gencin ultrasonunu çekmeyerek, mağduriyetine sebep olmakla suçlanmıştı. Uğur Dündar da yaptığı haberde olayı çarpıtarak Dr. Keziban Arbağ ve Dr. Ayşe Yüceaktaş’ın başörtülü olmaları sebebiyle erkek hastanın ultrasonunu çekmediklerini ifade etmişti. Haber üzerine olayı araştıran Sağlık Bakanlığı müfettişleri Arbağ ve Yüceaktaş’ın bu olayda kusuru bulunmadığını tespit etmesi üzerine Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, köşesinde gazete olarak hata yaptıklarını kabul ederek, suçlanan doktorlardan özür dilemişti.
Etiketler: adalet, anayasa, Ertuğrul Özkök, hakim, hukuk, Hürriyet, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, skandal, tesettür, türban